14 Temmuz 2015
28 Kasım 2013
2014 Yılbaşı Turları
Yılbaşı turları 2014 için zaman her geçen gün daralırken bu sene alternatifler arasında Maldivler, Uzakdoğu, İtalya, İspanya, Fransa gibi Avrupa ülkeleri göze çarpıyor.Yurtdışı 2014 yılbaşı turları ile en çok tercih edilen bölgeler hiç şüphesiz Uzakdoğu, Maldivler, Küba, Latin Amerika gibi sıcak bölgeler.Yılbaşı tatili için tercih edilen diğer bölgeler ise eğlencenin sabahın ilk ışıklarına kadar devam ettiği Avrupa ülkeleridir. İtalya’ da Roman, Venedik, Floransa, İspanya’ da Barcelona, Madrid, Avusturya’ da sanatı ve romantizmi yılbaşı tatili ile birleştirmek isteyenlerin tercihi ise Viyana’ dır.Ayrıca yılbaşı 2014 turlarının en gözde mekanları arasında Amerika New York, Las Vegas, Los Angeles ve İngiltere Londra cazibe merkezleridir.Bunun yanı sıra daha farklı alternatifler isteyenlerin talepleri için Avustralya, Yeni Zelanda, Rusya, Hindistan, Afrika, Japonya gibi seçeneklerde bulunmaktadır.
5 Haziran 2013
THY'de Grev | Hosteslerden Müthiş Eylem
12:52
airport
,
direniş
,
eylem
,
gaz bombası
,
gezi park
,
geziparkı
,
grev
,
haber
,
hostes
,
taksim
,
thy
Henüz yorum yok
Türk
Hava Yolları’nda başlattıkları grevi sürdüren Hava-İş Sendikası’na üye
personel, eylemi sürdürdükleri alanda farklı bir etkinlik yaptı.
Eylemciler, uçuklarda kabin görevlilerinin uçuş güvenliği için okuduğu
mesajı eylemlerine uyarladı. Video mesajında, eleştirilerin odağında THY
yönetimi yanı sıra, eylemlerine yeterli desteği vermedikleri medya da
yer aldı. video içermektedir. lütfen devamını okuyun. hürriyet
27 Mayıs 2013
Otel'de Konakla Altın Ipad Kullan
Dubai
yalnızca turistik çekim merkezi değil. Ayrıca lüks yaşamın aşırı
uçlarının bulunduğu bir yer olarak hafızalara kazınmak isteniyor.
Yedi
yıldızlı otel Burj El Arab’da yeni bir uygulama başlatıldı. Otel
misafirlerine kaldıkları süre boyunca kullanmaları için 24 ayar altınla
kaplı iPad veriyor. Eşsiz
bir deneyim olarak sunulan bu iPad maliyeti 7000 euro. Otelde bir gece
konaklamanın en ucuz bedeli 1400 euro. Otel altın kaplı tableti çıkarken
geri alıyor. Dubai bu gibi uygulamalarla adını lüks yaşamın merkezi
olarak lanse etmekte büyük başarı sağlıyor.
Uçakta nargile keyfi
Emirates Havayolları, büyük gövdeli Airbus A380 uçaklarında business ve first class yolcuları için nargile sunmaya başladı.
Emirates,
yeni nargile servisini ilk önce deneme olarak bazı hatlarda sunup,
beğeni kazandığından emin olursa da yıl sonundan itibaren sürekli ve
bütün A380 tipi uçaklarında vermek istediğini belirtiyor.
Emirates yolcuları istedikleri nargileleri yemekleri ile birlikte sipariş edip yemekten sonra özel bir bölümde içebilecekler.
Sunacakları
bu yeni servis ile Orta Doğu misafirlerinin alışkanlıklarına cevap
verip, onların “kendilerini evindeymiş gibi hissetmelerini” sağlamak
istediklerini belirten Emirates, aynı zamanda da turistlere daha
havalimanına inmeden “Arabistan´ın gerçek tatlarını” tatmak fırsatını
sunmak istediklerini ekliyor.
17 Mayıs 2013
Grev Hava-İş’in elinde patladı
Thy'deki grev ikinci gününde. Bazı uçuşlar aksarken bazı uçuşlar rötarsız gerçekleşti.
THY’deki
toplam çalışan sayısı 16 bin, sendikalı çalışan sayısı 13 bin 800,
greve katılan işçi sayısı ise 500. Bu arada, sendika tarafı 218 seferin
yapılmadığını açıklarken, THY tarafı ise iptal edilen sefer olmadığı
bildirdi.
THY
yönetimi ile 24. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşamayan
Hava-İş Sendikasının aldığı grev kararının ikinci gününde Hava-İş Genel
Teşkilatlandırma Sekreteri Kaya Sayın Genel Müdürlük önünde gazetecilere
bir açıklama yaptı.
Kaya
Sayın, Uçuş Harekat Koordinasyon Merkezi rakamlarına göre grevin
başladığı saat 03.00 ile 24.00 arasında Atatürk Havalimanı’ndan
yapılması gereken 560 seferden 342’sinin yapıldığını, 218 seferin ise
yapılamadığını ileri sürdü.
Ancak
THY Yönetimi bu açıklamanın hemen arkasından yaptığı açıklamada ise bu
iddiaların tam aksine dün İstanbul çıkışlı 387 sefer yapıldığını,
yapılamayan sefer olmadığını açıkladı. THY kaynakları dün Türkiye
genelinde 988 sefer yapıldığını söyledi.
Hava-İş
Sendikası Yönetim Kurulu dün akşam yaptığı grev ile ilgili yaptığı
değerlendirmede bugün THY Genel Müdürlük önünde saat 10.00’da çadır
kurulacağı kararını aldıklarını bildirdi. Bu karar üzerine bugün saat
10.00’da THY Genel Müdürlüğü önüne gelen çoğunluğu daha önce işten
çıkartılan 305 kişinin olduğu gruptan olan 100 kişilik grup çeşitli
sloganlar attılar ancak ilan edildiği gibi grev çadırı kurulamadı.
Gazetecilerin
grev çadırının niçin kurulamadığı sorusuna sendika yetkilileri
yönetmeliği incelediklerini belirterek muhtemelen ileri bir saatte
çadırın kurulacağını söylediler.
kaynak
Galataport: 8 yıl önce 3.5 milyar euro, bugün 702 milyon dolar
14:21
alarko
,
denizcilik
,
doğuş holding
,
galata
,
galataport
,
ihale
,
israil
,
işadamı
,
karaköy
,
özelleştirme
,
sami offer
Henüz yorum yok
Galataport ihalesinde en yüksek teklifi 702 milyon dolarla Doğuş verdi.
Galataport ihalesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'ndan (ÖİB) yapıldı. İlk elemesiz turda en yüksek teklif 375 milyon dolar oldu. İlk elemeli turda en yüksek teklif 525 milyon dolara çıktı ve Polimeks-Folkart-Sembol OGG elendi. İkinci elemeli turda Torunlar GYO elendi ve kalan üç firma açık arttırmaya başladı. Açık arttırma 1 dakika bile sürmedi. Alarko Alsim ile Global Yatırım Holding A.Ş.-Özak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.-Delta Proje İnşaat Turizm ve Sanayi A.Ş. Ortak Girişim Grubu çekildi. Doğuş Holding 702 milyon dolarla ihaleyi kazanmış oldu.Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.'ye ait daha önce "Galataport" adıyla ihaleye çıkılan Salıpazarı Liman Sahası'nın 30 yıl süreyle işletme hakkının verilmesi yöntemiyle özelleştirme ihalesine katılmak üzere teklif veren firma ve ortak girişim grupları şöyle:
- Doğuş Holding A.Ş.
- Alsim Alarko Sanayi Tesisleri ve Ticaret A.Ş.
- Polimeks-Folkart-Sembol Ortak Girişim Grubu
- Torunlar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
- Global Yatırım Holding A.Ş.-Özak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.-Delta Proje İnşaat Turizm ve Sanayi A.Ş. Ortak Girişim Grubu
İLK İHALEDE NE OLMUŞTU?
Eylül 2005'te yapılan ilk ihale 49 yıllık işletme hakkını içeriyordu.
İhaleyi İsrailli işadamı Sami Ofer ile işadamı Mehmet Kutman'ın ortaklığındaki Royal Caribbean konsorsiyumu, 3 milyar 538 milyon Euro 'luk en yüksek teklifle kazanmıştı.
Ancak ihale Danıştay tarafından Aralık 2005'te iptal edilmişti.
kaynak: radikal
15 Mayıs 2013
THY'DE GREV BAŞLADI
22 yıl
önceki THY grevinde gözcülük yapan Erdoğan şimdi ne diyor.. Yönetimin
kabin yerini bile bilmeyen kişileri atadığı belirtiliyor..
Türk Hava Yolları (THY) yönetiminin uzlaşmaz tutum taktınarak
çalışanların üye olduğu Hava-İş Sendikası ile toplusözleşme imzalamaması
üzerine dün gece saat 03 itibariyle THY'de grev başladı.
Grevin bu sabahtan itibaren yaygınlaşarak büttün birimlere uygulanacağı bildirildi.
Konuyla ilgili açıklama yapan Hava-İş sendikası Genel Sekreteri Mustafa
Yağcı, “ THY'nin uzlaşmaz tutumu nedeniyle yasal hakkımız olan grevi
Saat 03.00 itibariyle uygulamaya koyuyoruz." dedi.
22 yıl sonra ilk grevin yaşanacağını belirten Yağcı, THY yönetiminin
sorunu çözmek yerine grevin etkisinin düşük olduğu yönünde mesaj vermek
için son dakikada idari kadrodan atamalar yapma yoluna gittiğini
belirterek “Ancak bu yöntemler sonuç vermez. sabah 07.30-08.00'den
itibaren grevimiz iç ve dış hatlarda genişleyerek uygulanacak” diye
konuştu.

22 yıl önceki grevde Erdoğan grev gözcüsü
Öte yandan THY'nin 22 yıl önhceki grevinde, o dönemde partisinin il
başkanı olan bugünün başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da o zaman
grevcileri ziyaret edip onrala destek olmuş ve grev gözcüsü önlüğü
giydiği ortaya çıktı.
Bu arada Türkiye Havayolu Pilotları Derneği (TALPA)'nın greve katılmama kararı aldığı öğrenildi.
THY grev kırıcısı
THY'de gece saat 03'te başlayan grevi kırmak için bazı görevlere yerleştirdiği kişilerin görev yaptıkları bildirdildi.
Hava-İş yöneticileri THY'nin yatığı şeyin yasadışı olduğunu, daha dün
mezun ederek kıyafetlerini teslim ettiği 500 yeni kabin memurunu da
uçuşa gönderdiğini, bazı kabin memurlarının, ekip odasının dahi yerini
bilmediği ve "Ekip odası nerede?" diye sorduklarını söyledi.
THY'nin Gece saat 03'te grevin başlaması üzerine İstanbul'da Atatürk
Havalimanı’na 500 çevik kuvvet polisi sevk edildi. Çevik kuvvet
otobüsleriyle havalimanına gelen polisler, görev yapacakları noktalara
yerleştirildi.
kaynak: turizmgazetesi
21 Aralık 2012
Kapadokya’da 10 milyon yıllık gergedan fosili bulundu
10 milyon yıl önce Ürgüp İlçesi'nde yaşadığı belirtilen gergedan fosili bulundu.

Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Paleontolog Doç. Dr. Okşan Başoğlu başkanlığında, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürü Paleontolog Mevlüt Çoşkun, öğretim görevlisi Ayhan Yiğit ile Araştırma görevlileri Simge Gökkoyun ve Tuğçe Şener'den oluşan ekibin, Ürgüp'te yürüttükleri yüzey araştırma çalışmalarında, çok nadir rastlanan Gergedan(Ceratotherium Neumayri)'a ait olduğu düşünülen kafatası fosili bulundu.
Akdeniz Bölgesinde yaşadığı bilinen Ceratotherium Neumayri'ye ait kafatası fosilinin yanı sıra, aynı fosil yatağında Proboscidea (fil), Artiodactyla (çift toynaklılar) ve Carnivorlara (etçiller) ait çeşitli örnekler de bulundu.
Yüzey araştırmalarına başkanlık yapan Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Paleontolog Doç. Dr. Okşan Başoğlu, Geç miyosen döneme ait olan fosillerin yaklaşık 9- 10 milyon yıllık olduğunu ve bu türlerin de çalılık ve nispeten de ağaçlık, ormanlık olan bir ortamda yaşadıklarının bilindiğini ifade etti.
Doç. Dr. Başoğlu, Ürgüp ilçesine bağlı Sofular köyünde bir dere yatağında bulunan fosil alanında bilimsel kazı yapılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı'na başvuruda bulunulduğunu söyledi.
Doç. Dr. Başoğlu, dünyanın en zengin fosil yataklarından birine sahip olan Ürgüp ilçesi ile Gülşehir ilçelerine bağlı bazı köylerdeki yüzey araştırmalarının sürdürüleceğini belirtti.
Askere Thy Uçak Bileti Bedava
Er ve erbaşlara uçak bileti bedava
21. Aralık 2012
Milli Savunma Bakanlığı er ve erbaşların dağıtım, terhis ve askere gidiş uçuşlarının bedava olmasına ilişkin sözleşmeyi imzaladı.
Milli Savunma Bakanlığı'ndaki törene, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da katılırken, protokolü, Tedarik Daire Başkanı Tuğgeneral İsmail Gümüştekin ile Thy Genel Müdürü Temel Kotil imzaladı.
İmzaların ardından konuşan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, ''Thy ile yapılan sözleşmeyle mevcut havaalanları kullanılarak erbaş ve erlerin tespit edilen 142 güzergah üzerinden uygun fiyatlarla özel havacılık firmalarına ait uçaklardan da istifade ile taşınması sağlanacaktır. Protokol kapsamında tahmini olarak 250 bin erbaş ve erin taşınması planlanmaktadır'' dedi.
Yılmaz, uygulamanın 28 Aralık'ta başlayacağını ifade etti. İlk defa birliğine katıldığı zaman, terhis olduğu zaman Mehmetçiğin hiçbir ücret ödemeyeceğini belirten Yılmaz, dağıtım izni olduğunda da hiçbir ücret alınmayacağını söyledi.
Yılmaz, yönetmelik değişikliği yaparak izne çıkarken de uçak için ücret ödenmemesi için çalışma yapıldığını açıkladı.
Ulaştırma Bakanı Yıldırım da ''Askerlerimiz rahatlıkla belirli noktalara çok daha kısa sürede, konforlu bir şekilde birliklerine en yakın noktaya ulaştırılabilecekler. Kabul toplama merkezlerinden sevkıyatlarda herhangi bir bölge, nokta sınırlaması söz konusu olmayacak'' diye konuştu.
2 Kasım 2012
SERGİYE GİDEBİLMEK İÇİN SERGİ AÇTILAR

Dün, Osmaniye'de, Abdurrahman Keskiner Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi resim bölümü öğrencilerinin Fransız Ressam Claude Monet'in İstanbul'daki sergisine gidebilmek için, yol masraflarını karşılamak amacıyla açtıkları sergi haberini yayınladık. Haberin ardından Hürriyet Dünyası’ndan Şermin Terzi, bu azimli gençlere ulaştı ve hikayelerini dinledi. İşte bir şehit kızı olan Gizem Tıraş’ın önderliğindeki çalışmanın ortaya çıkış hikayesi.
Sıradan insanların,
sıradışı hikayelerin hayata direniş manifestosuna dönüştüğü bir ülke
burası. Tam hamasi söylemlerle ruh katran karasına döndü derken, işte
böyle gençlerin hikayesiyle inanç tazeleyen bir ülke.
Kim mi o gençler? Osmaniye Abdurrahman Keskiner Güzel Sanatlar Lisesi 12-R sınıfının 17 yaşındaki 29 öğrencisi. Sanat galerisi bile olmayan bir şehirde, sanat okumayı tercih edip, devrimin âlâsını yapan devrimci gençler.
Hikâyeleri, resimlerine hayran oldukları Fransız ressam Claude Monet'nin İstanbul Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki sergisine gitmek istemeleriyle başladı. Ama yolu karşılayacak paraları bile yoktu. "Yardım istesek" dediler. Genç resim öğretmenleri Hakan Çebi, "Yardım istemek bize yakışmaz. Resim yapın, sergi açalım satılırsa emeğimizle gidelim” diye karşı çıktı.
Kim mi o gençler? Osmaniye Abdurrahman Keskiner Güzel Sanatlar Lisesi 12-R sınıfının 17 yaşındaki 29 öğrencisi. Sanat galerisi bile olmayan bir şehirde, sanat okumayı tercih edip, devrimin âlâsını yapan devrimci gençler.
Hikâyeleri, resimlerine hayran oldukları Fransız ressam Claude Monet'nin İstanbul Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki sergisine gitmek istemeleriyle başladı. Ama yolu karşılayacak paraları bile yoktu. "Yardım istesek" dediler. Genç resim öğretmenleri Hakan Çebi, "Yardım istemek bize yakışmaz. Resim yapın, sergi açalım satılırsa emeğimizle gidelim” diye karşı çıktı.
Başı kim çekti biliyor musunuz? Babası o daha doğmadan 16 gün önce şehit olan ama hayata sanat aşkıyla tutunan Gizem Tıraş.
|
SERGİYE GİDEBİLMEK İÇİN SERGİ AÇTILAR |
“DALI VE VAN GOGH’A GİDEMEDİK”
Gizem diyor ki,
“Salvador Dali geldi gidemedik, Van Gogh sergisi geldi yine gidemedik.
Bu bizi derinden üzdü. Monet sergisinin geldiğini duyunca, ne yapıp edip
buna gideceğiz diye inat ettik.”
Gizem, sınıftaki bütün
arkadaşlarını organize etti. Sabah 3’lere kadar arkadaşlarıyla kimi kara
kalem, kimi sulu boya, kimi akrilik 100’e yakın resim yaptılar.
Resimleri yaptılar yapmasına ama sergileyecekleri bir salon bile yoktu.
Resim öğretmenleri şehirdeki Osmaniye Park 328 alışveriş merkezinin
kapısını çaldı ve yer konusunda yardım istedi.
Ve o gençler, tam da
Atatürk’ün gençlerine yakışır bir şekilde, 29 Ekim Cumhuriyet
Bayramı’nda sergilerini yetiştirdi. Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah,
tesadüfen oradan geçerken bir Atatürk portresi satın aldı.
200 LİRA KAZANABİLDİLER
200 LİRA KAZANABİLDİLER
Şu ana kadar sadece 200
lira kazanabildiler. Sadece seyahat masrafları bile 4 bin lira tutuyor.
Gizem, “Osmaniye gibi bir yerde resim satamayacağımızı biliyoruz ama
başka çaremiz yok. Ama ümit etmek istiyoruz” diyerek pes etmeyeceklerini
ısrarla söylüyor.
Zaten bu yüzden, kimi arkadaşları okula devam ederken, kimi resimlerin başında dönüşümlü nöbet tutuyor.
Bu haberi ilk
yayınladığımızda, “Çanakkale Şehitliği’ne gitmişler mi ki, Monet
sergisine gitmek istiyorlar” diye eleştirenler… Size cevabı yine şehit
kızı Gizem versin: “Türkiye’de her gün terör olayları oluyor. Ben terör
yüzünden babamın yüzünü bile görmedim. Terör olmasa başka sorunlar hep
var. Okulum bir kireç fabrikası yanında. Onun yüzünden iki
arkadaşımızdan biri astım hastası neredeyse. Ama biz hayatı ve renkleri
seviyoruz. Monet gibi ressamlar da bize hayatın renklerini ve
güzelliğini en iyi hissettiren sanatçılar. Biz o yüzden ne sanattan, ne
de hayattan hiç vazgeçmeyeceğiz!”
Monet, hayatının son
dönemlerinde katarakt nedeniyle o nefis renkleri artık göremez olmuştu.
Ama yıllar sonra bambaşka bir coğrafyada, bambaşka gözler, gönüller
onun da ruhunu yad ederek hayata ve renklere işte böyle asılıyor. Siz
de bu gençlerin hayatına bir renk katmak isterseniz, resim öğretmenleri
Hakan Cebi’ye mail atın hakancebi78@gmail.com
13 Haziran 2012
Anket: Uçaktan inince aklınıza gelen ilk şey
15:56
anket
,
cevap
,
gümrük
,
hayal
,
hemen
,
inmek
,
sigara
,
soru
,
tatil
,
turist
,
tuvalet
,
uçak korkusu
Henüz yorum yok
Uzun süredir hayal ettiği tatilinde nihayet arzuladığı yere gelip, uçaktan indiğinizde ilk düşündüğünüz şey nedir?
Cevaplarınızı yorum olarak yazabilirsiniz :)
Belki de sadece turizm fanatiklerini ilgilendirecek bu sorunun cevabını Alman Holidaycheck.de sitesi aradı ve bu amaçla 2.000 turistin katılımıyla bir anket yaptı. Cevap, çoğumuzun hoşuna gitmeyecek türden.
Buna göre iniş sonrası turistin kafasındaki ilk soru (yüzde 34,5): “Nerede hemen bir sigara içebilirim?”
Anlaşılan yolcuların en az yüzde 34,5’i sigara tiryakisi olmakla beraber, saatler önce geldiği havalimanında ve uçak içinde sigara içemediğinden dolayı, önünde bekleyen uzun kuyrukta da sigara içemeyeceği bilinci, uçaktan kafasını meşgul eden en acil sorunu oluşturuyor.
Anlaşılan şu ki, uçaktan ‘inmek’ bile birçok turist için bir yarış halini almış. Tekerler tam durmadan bile koltuğunda ayağa kalkan yolcuları hepimiz hatırlarız. Uçak durduğunda yolcuların yüzde 29,6’sı, “nasıl uçaktan hemen inebilirim” sorusu kendilerine dert oluyor.
Bu cevabı verenlerin cinsiyetlere göre oranı belirtilmemiş ama uçak durduğunda yolcuların yüzde 24,2’sinin kafalarını “rahat bir tuvaleti nerde bulabilirim” sorusu meşgul ediyor.
“Gümrük’te sorun çıkar mı’ sorusunu ise ‘sadece’ yüzde 9,5’i merak ediyor ve ancak yüzde 2,2’si “nerede bir şeyler içebilirim/yiyebilirim” derdine düşüyor.
Şunu da belirtelim: 2.000 yolcudan 121’inin uçak iner inmez “Çok iyi, halen yaşıyorum” demesi, belki de uçuş korkusu yaşayanların toplumdaki oranına iyi bir ipucudur.
Bir dahaki sefer uçaktan inerken, panikleyen, kaba davranan, terleyen veya aşırı heyecanlı birini görürseniz, fazla kızmayın. Bu yolcu yüzde 80 ihtimalle ya sigara tiryakisi, ya acele tuvalet arıyor, ya uçak korkusu var, ya da o kişi sadece ‘siz’ değil.
Belki de sadece turizm fanatiklerini ilgilendirecek bu sorunun cevabını Alman Holidaycheck.de sitesi aradı ve bu amaçla 2.000 turistin katılımıyla bir anket yaptı. Cevap, çoğumuzun hoşuna gitmeyecek türden.
Buna göre iniş sonrası turistin kafasındaki ilk soru (yüzde 34,5): “Nerede hemen bir sigara içebilirim?”
Anlaşılan yolcuların en az yüzde 34,5’i sigara tiryakisi olmakla beraber, saatler önce geldiği havalimanında ve uçak içinde sigara içemediğinden dolayı, önünde bekleyen uzun kuyrukta da sigara içemeyeceği bilinci, uçaktan kafasını meşgul eden en acil sorunu oluşturuyor.
Anlaşılan şu ki, uçaktan ‘inmek’ bile birçok turist için bir yarış halini almış. Tekerler tam durmadan bile koltuğunda ayağa kalkan yolcuları hepimiz hatırlarız. Uçak durduğunda yolcuların yüzde 29,6’sı, “nasıl uçaktan hemen inebilirim” sorusu kendilerine dert oluyor.
Bu cevabı verenlerin cinsiyetlere göre oranı belirtilmemiş ama uçak durduğunda yolcuların yüzde 24,2’sinin kafalarını “rahat bir tuvaleti nerde bulabilirim” sorusu meşgul ediyor.
“Gümrük’te sorun çıkar mı’ sorusunu ise ‘sadece’ yüzde 9,5’i merak ediyor ve ancak yüzde 2,2’si “nerede bir şeyler içebilirim/yiyebilirim” derdine düşüyor.
Şunu da belirtelim: 2.000 yolcudan 121’inin uçak iner inmez “Çok iyi, halen yaşıyorum” demesi, belki de uçuş korkusu yaşayanların toplumdaki oranına iyi bir ipucudur.
Bir dahaki sefer uçaktan inerken, panikleyen, kaba davranan, terleyen veya aşırı heyecanlı birini görürseniz, fazla kızmayın. Bu yolcu yüzde 80 ihtimalle ya sigara tiryakisi, ya acele tuvalet arıyor, ya uçak korkusu var, ya da o kişi sadece ‘siz’ değil.
Ankete göre; Uçakta hostese de tuvalate de gerek yok
Kimisi onları ‘dar alanda kısa garsonlar’, kimisi ‘konforun vazgeçilmez neferleri’ kimisi ise, acil durumlarda hayat kurtaran melekler’ olarak görür. Ancak uçaktaki kadın kabin görevlileri, halk adıyla ‘hostesleri’, herkes vazgeçilmez bulmuyor.
Havayolları şirketleri, ‘ne pahasına olursa olsun’ tasarruf planlarını uygularken, kimiz zaman ilgin fikirlere sahiplik yapıyorlar. Bunların başında kimi zaman her hizmet için ek ücret almak ve mutlak uçağın yükünü hafifletmek geliyor.
Uzun mesafe uçuşlarda her fazladan kilonun, fazladan 10 kilo yakıta mal olduğu düşünülürse, çok da haksız sayılmazlar. Öyleyse soru şu: Bir uçak uzun mesafeli bir uçuşta iki hostes (2 x 50 kilo) eksik çalıştırırsa, ne kadar yakıt tasarruf eder? Basit: 1 ton.
Uçağı hafifletmenin yollarını arayan havayolu şirketleri, bu amaçla farklı bağımsız şirketlere değişik anketler düzenletiyor. Bu tür bir anket düzenleyen şirketlerden birisi de Alman TMS Emnid oldu.
Bu ankete göre, yolcular daha ekonomik bir bilet için değil sadece hostesten, pilottan bile vazgeçmeye hazırlar. Oranlara bakalım:
Alman uçak yolcularının yüzde 32,9’u bu amaçla hostesten vazgeçmeye razılar. Sadece uzun mesafeli uçuşlarda, acil durum için bir hostes yeter diyorlar. Gerisine (örn. Emniyet talimatlarını) videolu ekran ve bir (örn. Yiyecek/içecek) bir otomat yeterli olur.
Yüzde 82’si “az içilen egzotik içkiler kaldırılsın, tasarruf edilsin, 10 kutu domates suyu için 100 kilo ekstra yakıt doğaya ihanet” derken, yüzde 55’i “kısa ve orta mesafe uçuşlarda koltuk arkasındaki dergi ve evraklar bir işe yaramıyor” görüşünde.
Pilota da gerek yok
Yolcuların sadece yüzde 3’ü “iyi gelişmiş bir oto-pilot teknolojisi ve uygulaması halinde pilota gerek yok” diyor.
Yolcuların yüzde 90’ı, “uçuş mesafesi ne kadar kısa olursa olsun, koltuk şart. Ayakta gitmem” diye düşünüyor.
Muhtemelen çoğu erkek (oran açıklanmadı) yolcuların yüzde 13’ü “kısa mesafeli uçuşlarda tuvalet olmasa da olur” diyor. Ne de olsa bir çok havayolu şirketi b..tan işler için hayli masraf yapıyorlar.
Havayolları şirketleri, ‘ne pahasına olursa olsun’ tasarruf planlarını uygularken, kimiz zaman ilgin fikirlere sahiplik yapıyorlar. Bunların başında kimi zaman her hizmet için ek ücret almak ve mutlak uçağın yükünü hafifletmek geliyor.
Uzun mesafe uçuşlarda her fazladan kilonun, fazladan 10 kilo yakıta mal olduğu düşünülürse, çok da haksız sayılmazlar. Öyleyse soru şu: Bir uçak uzun mesafeli bir uçuşta iki hostes (2 x 50 kilo) eksik çalıştırırsa, ne kadar yakıt tasarruf eder? Basit: 1 ton.
Uçağı hafifletmenin yollarını arayan havayolu şirketleri, bu amaçla farklı bağımsız şirketlere değişik anketler düzenletiyor. Bu tür bir anket düzenleyen şirketlerden birisi de Alman TMS Emnid oldu.
Bu ankete göre, yolcular daha ekonomik bir bilet için değil sadece hostesten, pilottan bile vazgeçmeye hazırlar. Oranlara bakalım:
Alman uçak yolcularının yüzde 32,9’u bu amaçla hostesten vazgeçmeye razılar. Sadece uzun mesafeli uçuşlarda, acil durum için bir hostes yeter diyorlar. Gerisine (örn. Emniyet talimatlarını) videolu ekran ve bir (örn. Yiyecek/içecek) bir otomat yeterli olur.
Yüzde 82’si “az içilen egzotik içkiler kaldırılsın, tasarruf edilsin, 10 kutu domates suyu için 100 kilo ekstra yakıt doğaya ihanet” derken, yüzde 55’i “kısa ve orta mesafe uçuşlarda koltuk arkasındaki dergi ve evraklar bir işe yaramıyor” görüşünde.
Pilota da gerek yok
Yolcuların sadece yüzde 3’ü “iyi gelişmiş bir oto-pilot teknolojisi ve uygulaması halinde pilota gerek yok” diyor.
Yolcuların yüzde 90’ı, “uçuş mesafesi ne kadar kısa olursa olsun, koltuk şart. Ayakta gitmem” diye düşünüyor.
Muhtemelen çoğu erkek (oran açıklanmadı) yolcuların yüzde 13’ü “kısa mesafeli uçuşlarda tuvalet olmasa da olur” diyor. Ne de olsa bir çok havayolu şirketi b..tan işler için hayli masraf yapıyorlar.
7 Haziran 2012
Türk hava sahasında yer kalmadı
18:34
atatürk havalimanı
,
hava sahası
,
havalimanı
,
havayolu
,
sabiha gökçen
,
transit
Henüz yorum yok
Türkiye'nin kıtaları birleştiren coğrafi konumuna, son yıllarda Türk sivil havacılığında yaşanan gelişmeler de eklenince Türk hava sahası ''iğne atsan yere düşmez'' hale geldi.
Bu yılın ilk 5 ayında, Türkiye hava sahasından her 26 saniyede bir uçak geçerken, söz konusu süreçte, 110 bin 681'i transit üst geçiş olmak üzere Türkiye hava sahasında toplam 500 bin 298 uçuş gerçekleşti.
Türk sivil havacılığı son 10 yılda çok büyük gelişmeler gösterdi. Havayoluyla 1 yılda taşınan yolcu sayısı 33 milyondan 119 milyona çıkarken, sektörün cirosu da 2 milyar liradan, 15 milyar liraya yükseldi. Türkiye'de 10 yıl önce 2 merkezden 25 noktaya tek bir havayolu şirketiyle uçuş yapılırken, havayolu şirketi sayısı 6'ya çıktı. Bu 6 şirket 7 merkezden 47 noktaya tarifeli uçuş gerçekleştiriyor. Öte yandan, 2002'de sadece 60 ülke ve noktaya sefer yapılırken, bugün bu sayı 175'in üzerine çıktı.
HER 26 SANİYEDE BİR UÇAK
Son 10 yıldır Türk sivil havacılığının gösterdiği gelişmeler, Türk hava sahasındaki trafiğine de yansıdı. Geçen yıl Türk hava sahasını yaklaşık her 24 saniye de bir uçak kullandı. Transit üst geçitler de dahil geçen yıl Türkiye'nin hava sahasında 1 milyon 335 bin 185 uçuş gerçekleşti.
Bu yılın ilk 5 ayında da tablo geçen yıldan farklı olmadı. Mayıs ayı sonu itibarıyla yurtiçi ve yurt dışı uçuşlar ile transit üst geçişler de dahil olmak üzere Türkiye'nin hava sahasını kullanan uçak sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 500 bin 298 oldu. Geçen yıl aynı dönemde Türk hava sahasında 482 bin 495 uçuş gerçekleşmişti. Bir başka ifadeyle 2012 yılının ilk 5 ayında Türkiye'nin hava sahasından her 26 saniyede bir uçak geçti.
Bu uçuşların 110 bin 681'ini transit üst geçişler, 228 bin 930'unu iç hat, 160 bin 687'sini da dış hat uçuşları oluşturdu.
AA
Bu yılın ilk 5 ayında, Türkiye hava sahasından her 26 saniyede bir uçak geçerken, söz konusu süreçte, 110 bin 681'i transit üst geçiş olmak üzere Türkiye hava sahasında toplam 500 bin 298 uçuş gerçekleşti.
Türk sivil havacılığı son 10 yılda çok büyük gelişmeler gösterdi. Havayoluyla 1 yılda taşınan yolcu sayısı 33 milyondan 119 milyona çıkarken, sektörün cirosu da 2 milyar liradan, 15 milyar liraya yükseldi. Türkiye'de 10 yıl önce 2 merkezden 25 noktaya tek bir havayolu şirketiyle uçuş yapılırken, havayolu şirketi sayısı 6'ya çıktı. Bu 6 şirket 7 merkezden 47 noktaya tarifeli uçuş gerçekleştiriyor. Öte yandan, 2002'de sadece 60 ülke ve noktaya sefer yapılırken, bugün bu sayı 175'in üzerine çıktı.
HER 26 SANİYEDE BİR UÇAK
Son 10 yıldır Türk sivil havacılığının gösterdiği gelişmeler, Türk hava sahasındaki trafiğine de yansıdı. Geçen yıl Türk hava sahasını yaklaşık her 24 saniye de bir uçak kullandı. Transit üst geçitler de dahil geçen yıl Türkiye'nin hava sahasında 1 milyon 335 bin 185 uçuş gerçekleşti.
Bu yılın ilk 5 ayında da tablo geçen yıldan farklı olmadı. Mayıs ayı sonu itibarıyla yurtiçi ve yurt dışı uçuşlar ile transit üst geçişler de dahil olmak üzere Türkiye'nin hava sahasını kullanan uçak sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 500 bin 298 oldu. Geçen yıl aynı dönemde Türk hava sahasında 482 bin 495 uçuş gerçekleşmişti. Bir başka ifadeyle 2012 yılının ilk 5 ayında Türkiye'nin hava sahasından her 26 saniyede bir uçak geçti.
Bu uçuşların 110 bin 681'ini transit üst geçişler, 228 bin 930'unu iç hat, 160 bin 687'sini da dış hat uçuşları oluşturdu.
AA
Türkler için Yunanistan’a vizesiz geçiş fiilen başladı
Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki 5 adasına vizesiz geçişlerin startı verildi.
İlk olarak bugün Rodos’a giden Türklere limanda vize verilmeye başlandı. Kısa süre içinde uygulamanın diğer adalara yayılacağı belirtildi.
Yunanistan’ın, Ege’deki adalarına vizesiz girişler için bir süredir Avrupa Birliği nezdinde sürdürdüğü çalışmalar olumlu sonuç verdi. İlk olarak bugünden itibaren Rodos’a giden Türkler’e adada vize verilmeye başlandı.
Yeşil Marmaris Turizm ve Seyahat Acentesi Limited Şirketi yöneticisi İpek Tugay şu bilgileri verdi: "Bugün Rodos’a giden Türklere tek girişlik ve 15 günlük vizeler adada verilmeye başlandı. Türkiye, Rusya, Ukrayna, Belarus, Ürdün ve İran vatandaşlarının Rodos’ta zor durumda kalmamaları için, seyahatten iki gün önce bize pasaportun fotoğraflı sayfasının fotokopisi, gidiş- dönüş gemi bileti, iki vesikalık fotoğraf, Yunan vizesi başvuru formu, otel rezervasyonu ve vize parasının yatırılması gerekiyor. Rodos’ta başlayan uygulama kısa zamanda Midilli, Sisam, Sakız ve İstanköy (Kos) adalarında da başlamasını bekliyoruz. Önümüzdeki haftadan itibaren Bodrum’dan Rodos seferlerimizde başlayacak." İpek Tugay, Marmaris’ten Rodos’a halen sabah 09.00 ve 17.45’te deniz otobüsleriyle seferlerin devam ettiğini ve yolculuğun bir saat sürdüğünü de belirtti.
'TURİZME CANLILIK GETİRİR'
Öte yandan, vizesiz geçiş uygulamasının İstanköy’de de başlaması için bu sabah turizmcilerle, Atina’dan gelen Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşmek üzere adaya giden Turkish Sea Lines Feribot İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Güven şunları söyledi: "Vizesiz geçişlerin zaten büyük bir ekonomik kriz içerisinde olan Yunanistan ve bize yakın adaların turizmine büyük bir canlılık getireceğini söylüyorduk. Yunan işadamları ve politikacılarla bulunduğumuz her platformda vize kolaylığının getirilmesinin komşu iki ülkenin bölgedeki ekonomisine ciddi hareketlilik getireceğini anlatıyorduk. Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle yapacağımız toplantıda gümrük alanında vize kuyrukları oluşmaması, günübirlik geliş gidişlerde zaman kaybedilmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını ve bir an önce Rodos’taki uygulamanın İstanköy’de başlamasını isteyeceğiz. Bodrum’a kadar tatile gelenlerin büyük bir çoğunluğu, Yunan adalarına günübirlik de olsa geçmek istiyor."
'Mülteciyi al vizeyi verelim'
Ekonomik krizin pençesindeki Avrupa Birliği içişleri bakanları bugün Lüksemburg'da biraraya gelerek Türkiye'ye "vize kolaylığı sağlamayı" görüşecek. AB'yi bu adıma zorlayan ise, her yıl binlerce yasadışı mültecinin Türkiye üzerinden Avrupa'ya kaçması.
AB Sınır Koruma Ajansı Frontex'in verilerine göre, geçtiğimiz yıl ekim-aralık ayları arasında Avrupa Birliği ülkelerine 30 bin mülteci yasadışı yollardan giriş yaptı. Yasadışı yollardan Avrupa'ya giden mültecilerin yüzde 75'i ise, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırı kullandı. Gürcistan'la bile vize müzakereleri yapan Avrupa Birliği, yıllardır Türkiye'nin "vizeyi kaldıralım" teklifini görmezden geliyor.
'VİZESİZ HAYAT' İÇİN YOL HARİTASI
Ekonomik krizin boynunu büktüğü Avrupa Birliği "vize kolaylığı" karşılığında Türkiye'den mültecileri geri kabul antlaşmasına imza atmasını bekliyor. Tarafların anlaşması halinde Ankara "geri kabul" antlaşmasına imza atacak ve karşılığında ilk aşamada vize kolaylığı ve yakın gelecekte de vizelerin tamamen kaldırılması için bir yol haritası belirlenmesi hakkını elde edecek.
SINIRA ÇİT SORUNU ÇÖZMEZ
Türkiye ile vize müzakerelerine yanaşmayan AB'nin bu konuda tavır değiştirmesinin altında ise AB Sınır Koruma Ajansı Frontex'in yayımladığı veriler yatıyor. AB'ye yasadışı yollardan giriş yapan mültecilerin yüzde 75'i Türkiye üzerinden giriş yapıyor. Bu sorunu çözmek için Yunanistan, Meriç kıyısına "çit" çekmeyi uzun süre tartıştı. Ancak Frontex'e göre, Türkiye ile Yunanistan sınırına çit çekilse bile, sorunu çözmek zor. Ankara geri kabul antlaşmasını imzalamadıkça, yasadışı yollardan AB'ye en fazla mülteci bu sınır üzerinden gelmeye devam edecek.
'1 TEMMUZ'A KADAR ÇÖZELİM'
AB dönem başkanlığını 1 Temmuz'da Kıbrıs Rum kesimine devredecek olan Danimarka, haziran ayı sonuna kadar bu konuda bir antlaşma sağlanmasını umuyor. Brüksel'deki diplomatik kaynaklar, Türkiye ile AB'nin ay sonuna kadar bu konuda anlaşabileceklerini belirtiyor.
'VİZE KOLAYLIĞI TÜRKİYE'Yİ ÖDÜLLENDİRMEK OLUR'
Türkiye'ye vize kolaylığı sağlanmasına karşı çıkanlar da mevcut. Almanya'da koalisyon hükümeti ortağı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) Partisi'nin AB milletvekili Manfred Weber, Alman Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada, "Türkiye AB'yle müzakerelerde son dönemde ilerlemeden çok, geri adım attı. Vize kolaylığı sağlanırsa, Türkiye'nin mülteciler konusunda olumlu adım atacağına inanmıyorum. Türkiye'yi vize kolaylığıyla ödüllendirmek, gördüğümüz resime pek uygun değil" dedi.
İlk olarak bugün Rodos’a giden Türklere limanda vize verilmeye başlandı. Kısa süre içinde uygulamanın diğer adalara yayılacağı belirtildi.
Yunanistan’ın, Ege’deki adalarına vizesiz girişler için bir süredir Avrupa Birliği nezdinde sürdürdüğü çalışmalar olumlu sonuç verdi. İlk olarak bugünden itibaren Rodos’a giden Türkler’e adada vize verilmeye başlandı.
Yeşil Marmaris Turizm ve Seyahat Acentesi Limited Şirketi yöneticisi İpek Tugay şu bilgileri verdi: "Bugün Rodos’a giden Türklere tek girişlik ve 15 günlük vizeler adada verilmeye başlandı. Türkiye, Rusya, Ukrayna, Belarus, Ürdün ve İran vatandaşlarının Rodos’ta zor durumda kalmamaları için, seyahatten iki gün önce bize pasaportun fotoğraflı sayfasının fotokopisi, gidiş- dönüş gemi bileti, iki vesikalık fotoğraf, Yunan vizesi başvuru formu, otel rezervasyonu ve vize parasının yatırılması gerekiyor. Rodos’ta başlayan uygulama kısa zamanda Midilli, Sisam, Sakız ve İstanköy (Kos) adalarında da başlamasını bekliyoruz. Önümüzdeki haftadan itibaren Bodrum’dan Rodos seferlerimizde başlayacak." İpek Tugay, Marmaris’ten Rodos’a halen sabah 09.00 ve 17.45’te deniz otobüsleriyle seferlerin devam ettiğini ve yolculuğun bir saat sürdüğünü de belirtti.
'TURİZME CANLILIK GETİRİR'
Öte yandan, vizesiz geçiş uygulamasının İstanköy’de de başlaması için bu sabah turizmcilerle, Atina’dan gelen Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşmek üzere adaya giden Turkish Sea Lines Feribot İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Güven şunları söyledi: "Vizesiz geçişlerin zaten büyük bir ekonomik kriz içerisinde olan Yunanistan ve bize yakın adaların turizmine büyük bir canlılık getireceğini söylüyorduk. Yunan işadamları ve politikacılarla bulunduğumuz her platformda vize kolaylığının getirilmesinin komşu iki ülkenin bölgedeki ekonomisine ciddi hareketlilik getireceğini anlatıyorduk. Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle yapacağımız toplantıda gümrük alanında vize kuyrukları oluşmaması, günübirlik geliş gidişlerde zaman kaybedilmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını ve bir an önce Rodos’taki uygulamanın İstanköy’de başlamasını isteyeceğiz. Bodrum’a kadar tatile gelenlerin büyük bir çoğunluğu, Yunan adalarına günübirlik de olsa geçmek istiyor."
'Mülteciyi al vizeyi verelim'
Ekonomik krizin pençesindeki Avrupa Birliği içişleri bakanları bugün Lüksemburg'da biraraya gelerek Türkiye'ye "vize kolaylığı sağlamayı" görüşecek. AB'yi bu adıma zorlayan ise, her yıl binlerce yasadışı mültecinin Türkiye üzerinden Avrupa'ya kaçması.
AB Sınır Koruma Ajansı Frontex'in verilerine göre, geçtiğimiz yıl ekim-aralık ayları arasında Avrupa Birliği ülkelerine 30 bin mülteci yasadışı yollardan giriş yaptı. Yasadışı yollardan Avrupa'ya giden mültecilerin yüzde 75'i ise, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırı kullandı. Gürcistan'la bile vize müzakereleri yapan Avrupa Birliği, yıllardır Türkiye'nin "vizeyi kaldıralım" teklifini görmezden geliyor.
'VİZESİZ HAYAT' İÇİN YOL HARİTASI
Ekonomik krizin boynunu büktüğü Avrupa Birliği "vize kolaylığı" karşılığında Türkiye'den mültecileri geri kabul antlaşmasına imza atmasını bekliyor. Tarafların anlaşması halinde Ankara "geri kabul" antlaşmasına imza atacak ve karşılığında ilk aşamada vize kolaylığı ve yakın gelecekte de vizelerin tamamen kaldırılması için bir yol haritası belirlenmesi hakkını elde edecek.
SINIRA ÇİT SORUNU ÇÖZMEZ
Türkiye ile vize müzakerelerine yanaşmayan AB'nin bu konuda tavır değiştirmesinin altında ise AB Sınır Koruma Ajansı Frontex'in yayımladığı veriler yatıyor. AB'ye yasadışı yollardan giriş yapan mültecilerin yüzde 75'i Türkiye üzerinden giriş yapıyor. Bu sorunu çözmek için Yunanistan, Meriç kıyısına "çit" çekmeyi uzun süre tartıştı. Ancak Frontex'e göre, Türkiye ile Yunanistan sınırına çit çekilse bile, sorunu çözmek zor. Ankara geri kabul antlaşmasını imzalamadıkça, yasadışı yollardan AB'ye en fazla mülteci bu sınır üzerinden gelmeye devam edecek.
'1 TEMMUZ'A KADAR ÇÖZELİM'
AB dönem başkanlığını 1 Temmuz'da Kıbrıs Rum kesimine devredecek olan Danimarka, haziran ayı sonuna kadar bu konuda bir antlaşma sağlanmasını umuyor. Brüksel'deki diplomatik kaynaklar, Türkiye ile AB'nin ay sonuna kadar bu konuda anlaşabileceklerini belirtiyor.
'VİZE KOLAYLIĞI TÜRKİYE'Yİ ÖDÜLLENDİRMEK OLUR'
Türkiye'ye vize kolaylığı sağlanmasına karşı çıkanlar da mevcut. Almanya'da koalisyon hükümeti ortağı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) Partisi'nin AB milletvekili Manfred Weber, Alman Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada, "Türkiye AB'yle müzakerelerde son dönemde ilerlemeden çok, geri adım attı. Vize kolaylığı sağlanırsa, Türkiye'nin mülteciler konusunda olumlu adım atacağına inanmıyorum. Türkiye'yi vize kolaylığıyla ödüllendirmek, gördüğümüz resime pek uygun değil" dedi.
Hürriyet
Dünyanın en büyük yolcu gemisi İstanbul'da
DÜN İSTANBUL'A GELDİ
MSC Divina Türkiye çıkışlı turlarına da bu hafta başladı. İzmir ve İstanbul’dan her hafta hareketle gerçekleştirilecek Ege - Adriyatik turu, Dubrovnik, Venedik, Bari, Katakolon, İzmir ve İstanbul rotasını izleyecek.
VENEDİKLİLERİ KIZDIRDI
Dünyanın en büyük kruvaziyeri MSC Divina Venediklileri kızdırdı. Şehir sakinleri geminin limanda manzarayı bozduğunu ve havayı kirlettiğini savunuyor. Venedik'i ayağa kaldıran gemi dün de İstanbul'a geldi.
MSC Divina, hafta sonu St. Mark Meydanı yakınlarından geçerken yüzlerce kişilik eylemci grubu ellerinde “Büyük Gemilere Hayır” pankartlarıyla gemiyi protesto etti.
MSC Divina Türkiye çıkışlı turlarına da bu hafta başladı. İzmir ve İstanbul’dan her hafta hareketle gerçekleştirilecek Ege - Adriyatik turu, Dubrovnik, Venedik, Bari, Katakolon, İzmir ve İstanbul rotasını izleyecek.
VENEDİKLİLERİ KIZDIRDI
Dünyanın en büyük kruvaziyeri MSC Divina Venediklileri kızdırdı. Şehir sakinleri geminin limanda manzarayı bozduğunu ve havayı kirlettiğini savunuyor. Venedik'i ayağa kaldıran gemi dün de İstanbul'a geldi.
MSC Divina, hafta sonu St. Mark Meydanı yakınlarından geçerken yüzlerce kişilik eylemci grubu ellerinde “Büyük Gemilere Hayır” pankartlarıyla gemiyi protesto etti.
Dünyaca ünlü sinema yıldızı Sophia Loren’in anısına isimlendirilen 4 bin 500 kişi kapasiteli 140 bin tonluk kruvaziyer, geçtiğimiz ay Marsilya’da vaftiz edildi. Gemide duvarları Loren’in resimleriyle donatılmış bir birinci sınıf süit bulunuyor. 330 metre uzunluğundaki gemide ayrıca bin 739 kamara, havuz, restoranlar, kumarhane ve disko da var.
LOREN'E MEKTUP GÖNDERDİLER
Venedik’te Büyük Gemilere Hayır Komitesi üyesi protestocular Loren’e bir mektup göndererek, “canavar gemi”ye verdiği desteği çekmesini istedi.
Grubun mektubunda, “İtalya’da ve dünyada bir efsaneye dönüşmüş olan adınızın Venedik’in ve insanlık mirasının yıkımına katkıda bulunan bu gemiyle özdeşleştirilmesine izin verdiğinize inanamıyoruz. Sizden geminin vaftiz annesi rolünüzden vazgeçmenizi istiyoruz. Venedik ve dünya bunu tanrısal bir jest olarak görecektir. Venedik dünyaya aittir. Korumamıza yardımcı olun” denildi.
Mektupta ayrıca büyük gemilerin havayı kirlettiği, büyük dalgaların yarattığı sarsıntıların tarihi eserlere zarar verdiği belirtildi.
15 BİN OTOMOBİLİN YARATTIĞI KİRLİLİĞE EŞİT
Kampanya sözcüsü Silvio Testa da Independent gazetesine yaptığı açıklamada en büyük sorunun kirlilik olduğunu belirterek, “Bu şey bir saat içinde 15 bin otomobile eşit kirlilik yaratıyor. Çıkardığı dumanlar otomobillerin 15 katı kükürt içeriyor. Bu yüzden bu gemilerin bu lagüne girişinin yasaklanmasını istiyoruz” dedi.
Costa Concordia kruvaziyerinin Ocak ayında kaza geçirmesinin ardından, dünyanın birçok yerinde çevreciler bu dev gemilerin tarihi Venedik şehrini çevreleyen lagüne girişini engellemek için çalışmalara başlamıştı.
Kazanın ardından İtalya hükümeti 40 bin tondan büyük gemilerin yaklaşmasını yasakladı ancak Venedik’e turist getiren şirketler limana alternatif giriş noktaları olmadığı için yasağı atlatabiliyor.
LOREN'E MEKTUP GÖNDERDİLER
Venedik’te Büyük Gemilere Hayır Komitesi üyesi protestocular Loren’e bir mektup göndererek, “canavar gemi”ye verdiği desteği çekmesini istedi.
Grubun mektubunda, “İtalya’da ve dünyada bir efsaneye dönüşmüş olan adınızın Venedik’in ve insanlık mirasının yıkımına katkıda bulunan bu gemiyle özdeşleştirilmesine izin verdiğinize inanamıyoruz. Sizden geminin vaftiz annesi rolünüzden vazgeçmenizi istiyoruz. Venedik ve dünya bunu tanrısal bir jest olarak görecektir. Venedik dünyaya aittir. Korumamıza yardımcı olun” denildi.
Mektupta ayrıca büyük gemilerin havayı kirlettiği, büyük dalgaların yarattığı sarsıntıların tarihi eserlere zarar verdiği belirtildi.
15 BİN OTOMOBİLİN YARATTIĞI KİRLİLİĞE EŞİT
Kampanya sözcüsü Silvio Testa da Independent gazetesine yaptığı açıklamada en büyük sorunun kirlilik olduğunu belirterek, “Bu şey bir saat içinde 15 bin otomobile eşit kirlilik yaratıyor. Çıkardığı dumanlar otomobillerin 15 katı kükürt içeriyor. Bu yüzden bu gemilerin bu lagüne girişinin yasaklanmasını istiyoruz” dedi.
Costa Concordia kruvaziyerinin Ocak ayında kaza geçirmesinin ardından, dünyanın birçok yerinde çevreciler bu dev gemilerin tarihi Venedik şehrini çevreleyen lagüne girişini engellemek için çalışmalara başlamıştı.
Kazanın ardından İtalya hükümeti 40 bin tondan büyük gemilerin yaklaşmasını yasakladı ancak Venedik’e turist getiren şirketler limana alternatif giriş noktaları olmadığı için yasağı atlatabiliyor.
Çin Seddi 3 kat uzadı
Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Çin Seddi’nin daha önce 8.850 km olarak açıklanan resmi uzunluğu devlet tarafından yapılan son ölçümler sonrası 21 bin 196 kilometreye çıkarıldı.
ÇİN’in kuzey sınırlarını Türk ve Moğollardan korumak için yapıldığı anlatılan meşhur Çin Seddi’nin yeni uzunluğu Çin’in resmi haber ajansı Xinhua tarafından dünyaya ilan edildi. 2009’da yapılan bir araştırma sonucunda seddin uzunluğu 8 bin 850 metre olarak açıklanmıştı. Xinhua’ya göre Çin Seddi hakkında bu kez ilk olarak “kesin” bir rakam açıklandı: 21 bin 196 kilometre 18 santim.
Yüzde 8.2’si korunabildi
Dünyanın insan yapımı olan en büyük yapısı hakkında son rakamı açıklayan Çin Kültürel Miras Kurumu daha önceki tahminlerin tarihi verilere dayandığını öne sürdü. Kurum başkan yardımcısı Tong Mingkang, Çin Seddi’nin uzantıları olan 43 bin 721 tarihi kalıntı bulduklarını açıkladı. Orijinal duvarın sadece yüzde 8.2’sinin günümüze kadar gelebildiği belirtildi.
ÇİN’in kuzey sınırlarını Türk ve Moğollardan korumak için yapıldığı anlatılan meşhur Çin Seddi’nin yeni uzunluğu Çin’in resmi haber ajansı Xinhua tarafından dünyaya ilan edildi. 2009’da yapılan bir araştırma sonucunda seddin uzunluğu 8 bin 850 metre olarak açıklanmıştı. Xinhua’ya göre Çin Seddi hakkında bu kez ilk olarak “kesin” bir rakam açıklandı: 21 bin 196 kilometre 18 santim.
Yüzde 8.2’si korunabildi
Dünyanın insan yapımı olan en büyük yapısı hakkında son rakamı açıklayan Çin Kültürel Miras Kurumu daha önceki tahminlerin tarihi verilere dayandığını öne sürdü. Kurum başkan yardımcısı Tong Mingkang, Çin Seddi’nin uzantıları olan 43 bin 721 tarihi kalıntı bulduklarını açıkladı. Orijinal duvarın sadece yüzde 8.2’sinin günümüze kadar gelebildiği belirtildi.
KKTC’de yeni turizm sektörü mü oluşuyor? Kürtaj turizmi
Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Başkanı'ndan, “Kumarhaneler yasaklandı, Ada’ya geldiler. Kürtaj da yasaklanırsa KKTC’ye akın olur” açıklaması geldi.
Türkiye'deki kürtaja yasak tartışmaları, KKTC'de de yakından takip ediliyor.
Türkiye yasağı, Ada'da da yasak gelmesi durumunda sonrası konuşuluyor.
Bu noktada, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Başkanı Dr. Suphi Hüdaoğlu'dan bir uyarı geldi: “Kumarhaneler yasaklandı, Ada’ya geldiler. Kürtaj da yasaklanırsa KKTC’ye akın olur”
Hürriyet gazetesinden Ömer Bilge'nin haberinde Hüdaoğlu'nun, “KKTC’nin kürtaj akınına uğramasını istemiyoruz. Yasalarımıza göre kürtaj için KKTC vatandaşı ya da oturma ve çalışma izni bulunması şartı aranmaz. Uçağa binen Ada’ya geldikten sonra özel hastaneler ya da kliniklerde rahatlıkla kürtaj olabilir. Sakın kürtaj yanlısı ya da isteklisi olduğumuz düşünülmesin. Ancak, annenin özgür hakkının elinden alınmasına kesinlikle karşıyız” diye konuştu.
Toptancı usulü kürtajın tamamen yasaklanmasının bir çok sıkıntıyı da beraberinde getireceği uyarısında bulunan Hüdaoğlu, “Türkiye’nin ardından KKTC’de de yasaklanması gündeme gelirse, halkın ve doktorların tepkisi çok büyük olur. Böyle bir hakkın yasaklanmasını kesinlikle kabul etmeyiz, AİHM’e kadar gideriz. Türkiye’de de yasaklanmamalı. Türkiye’nin arka bahçesi olmak istemiyoruz. Kumarhaneler yasaklandı, hepsi KKTC’ye geldi. Şimdi de kürtaj yasaklanırsa, tüm talep Ada’ya gelir” şeklinde konuştu.
Türkiye'deki kürtaja yasak tartışmaları, KKTC'de de yakından takip ediliyor.
Türkiye yasağı, Ada'da da yasak gelmesi durumunda sonrası konuşuluyor.
Bu noktada, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Başkanı Dr. Suphi Hüdaoğlu'dan bir uyarı geldi: “Kumarhaneler yasaklandı, Ada’ya geldiler. Kürtaj da yasaklanırsa KKTC’ye akın olur”
Hürriyet gazetesinden Ömer Bilge'nin haberinde Hüdaoğlu'nun, “KKTC’nin kürtaj akınına uğramasını istemiyoruz. Yasalarımıza göre kürtaj için KKTC vatandaşı ya da oturma ve çalışma izni bulunması şartı aranmaz. Uçağa binen Ada’ya geldikten sonra özel hastaneler ya da kliniklerde rahatlıkla kürtaj olabilir. Sakın kürtaj yanlısı ya da isteklisi olduğumuz düşünülmesin. Ancak, annenin özgür hakkının elinden alınmasına kesinlikle karşıyız” diye konuştu.
Toptancı usulü kürtajın tamamen yasaklanmasının bir çok sıkıntıyı da beraberinde getireceği uyarısında bulunan Hüdaoğlu, “Türkiye’nin ardından KKTC’de de yasaklanması gündeme gelirse, halkın ve doktorların tepkisi çok büyük olur. Böyle bir hakkın yasaklanmasını kesinlikle kabul etmeyiz, AİHM’e kadar gideriz. Türkiye’de de yasaklanmamalı. Türkiye’nin arka bahçesi olmak istemiyoruz. Kumarhaneler yasaklandı, hepsi KKTC’ye geldi. Şimdi de kürtaj yasaklanırsa, tüm talep Ada’ya gelir” şeklinde konuştu.
Buzdağının çöküş anı turist kamerasında
Mart 2012'de Arjantin kıyılarını katamaran ile gezen turistler muhteşem buzulları izlemek için teknede fotoğraf ve kamera çekimi yapıyorlar, buzdağının hemen yanından geçtikten sonra oluşan bu doğa olayı rastgele çekim yapan turistin kamerasına takılıyor işte o sıradışı görüntüler..












