20 Mayıs 2011

Schengen vizesi kolaylaşıyor

AB ülkeleri Türklere ‘vize’yi az ve tek tip evrakla verecek

Hürriyet 20 Mayıs 2011

Türkiye’nin AB tam üyelik sürecinde en büyük tartışma konularından biri olan ‘Türk vatandaşlarına vize’ uygulaması basitleştiriliyor. Yeni uygulamaya göre AB ülkelerinin konsoloslukları tek tip ve daha az sayıda evrakla vize verecek. Vize işlemleri en geç 15 günde tamamlanacak.

AVRUPA Birliği (AB), Temmuz ayından itibaren Türklere vize alımını ‘basitleştirme’ uygulamasına başlayacak. Uygulamayla ilgili talimatın Türkiye’deki bütün AB Konsolosluklarına gönderildiği ve Temmuz ayından itibaren başlayacağı açıklandı. ‘Basitleştirme ve Uyumlaştırma’ adı altında yeni vize politikasının uygulanacağı, yeni uygulamanın vize alım süresini kısaltacağı bildirildi. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Temsilcisi Stefan Füle, önceki gün aralarında Türk iş adamlarının da bulunduğu bir toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’de vize konusundaki ‘sabırsızlığın’ farkında olduğunu belirterek, ‘Temmuz ayından itibaren yeni uygulamaya geçiyoruz’ açıklaması yaptı. Füle, mevcut vize rejimine rağmen Avrupa’daki Türk işçileri ve Türk iş adamlarının Avrupa ekonomisine büyük katkı sağladığını belirterek, AB’nin Adalet ve İçişleri Konseyi’nin vize konusunda ‘yeni bir perspektif’ ortaya koyduğunu söyledi. Füle, Temmuz ayından itibaren vize alımını ‘basitleştirecek’ bu uygulamanın, vizelerin tamamen kaldırılması sürecindeki ‘ilk adım’ olduğunu söyledi.

Daha az belge, daha kısa süre

AB ülkelerinin Temmuz ayından itibaren uygulamaya koyacağı ‘vizelerin basitleştirilmesi’ politikası, Türkler açısından yenilikler getiriyor. AB Komisyonu Temsilcileri, vizelerin daha çabuk ve daha kolay alınacağını belirterek, bu adımın ‘Vizelerin Kolaylaştırılması’ öncesindeki adım olduğu, vizelerin kolaylaştırılmasına geçişin daha çabuk olacağını kaydettiler. Temmuz ayından itibaren konsolosluklara giden Türk vatandaşlarının ‘Vizelerin basitleştirilmesi ve uyumu’ çerçevesinde karşılaşacakları yenilikler şunlar:

Vizeler için istenen belgeler ‘en aza’ indirilecek. Vize başvurusunda talep edilen belge sayısı asgariye inecek.

Vize başvurusu yapıldıktan sonra işlem süresi 15 günü geçmeyecek.

Vizelerin alınacağı örneğin Fransız veya Alman konsolosluklarında doldurulan belgeler farklı sorular ve farklı konulardan oluşabiliyor. Yeni uygulamayla vize için başvuranlara tüm konsolosluklar ‘tek tip belge’ doldurulmasını isteyecek.

Vizelerin reddedilmesi halinde reddetme gerekçesi açıkça dile getirilecek. Daha önce herhangi bir gerekçe söylenmiyor ve sadece ‘Vizeniz reddedildi’ şeklinde bir ifade yer alıyordu.

Daha sonraki aşamada ise belirli meslek gruplarına uzun süreli vize verilmesi ve vize ücretlerinin yarıya indirilmesi gibi uygulamalar bulunuyor.

AB vizesi için başvuru ücreti 35 Euro’ya inecek

VİZEDE kolaylaştırma Türk vatandaşlarına ileride şu avantajları sağlayacak:

AB vizesi için başvuru ücreti, 60 euro yerine 35 euro olacak.

12 yaşından küçük çocuklar, emekliler, engelliler, öğrenciler, gazeteciler, sivil toplum örgütü temsilcileri ve AB’de yakın akrabası bulunanlar vize ücretinden muaf tutulacak.

Vize başvurusunda talep edilen belge sayısını azaltan ve işlem süresini azami 10 gün olacak şekilde kısaltan anlaşmayla, işadamları ve TIR sürücüleri gibi AB’ye sık sık seyahat eden meslek grupları için uzun dönemli ve çok girişli vizeler verilecek.

Önce basitleştiriliyor sonra kolaylaştırılacak

TEMMUZ ayında başlatılması öngörülen ‘Vizelerin basitleştirilmesi ve uyumlaştırılması’ süreci, muafiyet öncesinde hayata geçirilmesi öngörülen ‘Vizelerin Kolaylaştırılması’nın gecikmesi nedeniyle başlatılıyor. Türkiye üzerinden AB ülkelerine kaçak olarak geçen yabancıların Türkiye’ye iadesini öngören ‘Geri İade Anlaşması’nın AB tarafından imzalanmasına rağmen, Türkiye ‘Vizelerin tamamen kaldırılması’ için bir ‘müzakere’ süreci başlatılmasını ve bunun için AB Komisyonu’nun yetkili kılınmasını talep etmişti. AB ise henüz bu yetkilendirmeyi yapmadı. Bu nedenle, Türk vatandaşlarına vize kolaylığı uygulamasına geçilemedi. AB şimdilik ‘Basitleştirme’ uygulamasının hayata geçirilmesine karar verdi.

14 Mayıs 2011

Medvedev: Ben tatil için Türkiye’ye gitmem

Rusya Devlet Başkanı Dimitiri Medvedev, “Ben tatil için Türkiye'ye gitmiyorum, en fazla Soçi’ye giderim” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, Türkiye’ye tatile gitmediğini ve ülkesinin Karadeniz kıyısı Soçi’de tatil yaptığını ifade etti.
Kostroma kentinde sokakta vatandaşlarla sohbet eden Medvedev günlerinin nasıl geçtiğini sordu. Vatandaşlar Devlet Başkanı’na çeşitli öneri ve teklifler sunarken, bir genç Kostromalı, “Bizde muhteşem balık tutma ve doğa varken hiç bir zaman Türkiye’ye gitmeye gerek yok!” diyerek Rus liderini bölgelerine tatile çağırdı.
Bunun üzerine Medvedev, “Ben Türkiye’ye gitmiyorum, en fazla Soçi. Ben genelde yaşadığın yerde tatil yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ben Rusya’nın merkezinde, Moskova’da oturuyorum ve dolayısıyla Volga’da (Volga nehir kıyıları) tatil yapmak lazım” diye belirtti.

Cumartesi, 14. Mayıs 2011, 13:05 (Turkrus.com)

6 Mayıs 2011

AB Schengen' i Tartışıyor

AB Schengen'i Tartışıyor

AB'den Schengen için 'Etkin Sınır Güvenliği' önerisi geldi.

İtalya ile Fransa arasındaki Schengen krizi üzerine AB Komisyonu, serbest dolaşımın askıya alınması yetkisinin üye ülkelere değil, AB'ye ait olmasını öngören bir plan sundu. Vize politikasının AB'nin göç ve uyum politikalarıyla daha sıkı ilişkilendirilmesi istendi.

Yılbaşından itibaren Kuzey Afrika'dan İtalya'ya 26 binden fazla mülteciye Schengen vizesi vermesi ardından Fransa, İtalya'dan gelen trenleri göçmenlerin girişini önlemek için sınırda durdurarak kontrolden geçirdi. Schengen Antlaşması'na göre, Schengen üyesi ülkeler arasında rutin sınır kontrolleri kaldıran bu uygulama AB içinde sınır kontrollerini kaldıran Schengen Antlaşması konusunda tartışmalara yol açtı. Fransa ve İtalya, Schengen'in bazı durumlarda askıya alınıp sınır kontrolleri yapılabilmesini istedi.

Malmström, Schengen sisteminin zayıflatılmasına hiçbir şekilde izin verilemeyeceğini anlatırken, 'Schengen, koruyup savunmamız gereken olağanüstü bir kazanım. Tabii ki daha iyi değerlendirme, uygulama ve değişikliklerle daha iyi hale getirilebilir. Schengen'in belirli durumlarda askıya alınması yönünde bir mekanizmanın hayata geçirilmesi imkanını gözden geçireceğiz. Ancak bu sıkı koşullara bağlanıp, Avrupa düzleminde denetlenmeli' dedi.

SCHENGEN UYGULAMASI

Avrupa Birliği'ndeki Schengen Anlaşması'na göre, üyesi ülkeler arasında rutin sınır kontrolleri kaldırılırken, kamu düzeni için tehdit gördüğünde, belirli sınır bölgelerini geçici olarak kontrol edebildiği belirtildi. Üye ülkelerin önemli bir karşılaşma öncesi futbol holiganlarının seyahatini engellemek için sadece denetleme yaptığı, kamu düzeninin ne zaman tehlikede olduğuna üye devletler tek başlarına karar verdiği ifade edildi.

Malmström, Schengen Antlşaması'nın geçici olarak askıya alınmasıyla ilgili yeni bir düzenlemeye gidilmesi durumunda kararın AB düzleminde alınmasını istedi. Schengen düzenlemelerinde yapılacak herhangi bir değişikliğin ise AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanması gerekiyor. Böyle bir süreç, uzun ve karmaşık olarak nitelendiriliyor çünkü Schengen sistemi Avrupa entegrasyonunun en merkezî öğelerinden biri. Malmström, AB dış sınırlarında güvenliğin de güçlendirilmesini isterken özellikle şu anda Kuzey Afrikalı mültecilerle bağlantılı olarak Avrupa'nın 'açık' olmasının önemli olduğunu bildirdi. Malmström, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Sınır güvenliği, bir Avrupa kalesi kuracağımız anlamına gelmiyor. İnsanların AB içinde uluslararası koruma aramaları her zaman için mümkün olmalı. AB'yi kesinlikle ihtiyacımız olan iş göçüne de açık tutmalıyız. Göçmenler Avrupa ekonomisi ve kültürüne önemli bir katkı sağlıyorlar. Yeni istihdam yaratıp, yeni fikirler ve yenilik getiriyorlar. İş dünyasında kendimizin kapatamadığı boşlukların kapatılmasına katkıda bulunuyorlar. Ayrıca toplumlarımızda yaşadığımız demografik sorunların üstesinden gelinmesine yardımcı oluyorlar. "

Brüksel'de AB İçişleri Bakanları Konseyi, önümüzdeki hafta bir özel oturumda bir araya gelerek Malmström'ün önerilerini tartışacak.

(Doğan Haber Ajansı) 05.05.2011 12:20

18 Nisan 2011

Pilotlar da uyur !

Danimarka'nın Politiken Gazetisi ve Pilotlar Sendikası tarafından yapılan araştırmaya göre, pilotlar yorgunluk nedeniyle havada uyuduklarını ve inişte birçok hata yaptıklarını itiraf ettiler.

Pilotlar arasında yapılan araştırmada her 10 pilottan 9'unun yorgunluk nedeniyle telsiz konuşmalarını kaçırmak, yanlış yükseklik ve hızda uçmak gibi önemli hatalar yaptığı, her iki pilottan birinin uyuduğu ortaya çıktı.

Politiken gazetesinin röportaj yaptığı 21 pilot, gün içinde, uzun mesai saatleri ya da değişik destinasyon ve saatlerde çalışmak zorunda kaldıkları için bitkin düştüklerini ve yorgun vaziyette uçak kullanarak yolcuların hayatlarını tehlikeye atmak zorunda bırakıldıklarını söylediler.

Ryanair, SAS, Cimber Sterling, Norwegian, Thomas Cook Airlines ve EasyJet şirketlerinde çalışan pilotlar "Bu böyle gitmez, yakında masada ceset görürseniz hiç şaşmayın" dediler.

UÇAKTA UYUYORLAR

İşten atılmamaları için isimleri gazete tarafından gizli tutulan pilotlar "Yaptığığmız hatalar büyük veya küçük hatalar ama hepsi de yolcular ve kendi hayatımız için çok tehlikeli. Örneğin yorgunluk nedeniyle telsizde bize verilen talimatı duymayabiliyoruz. Sağa dön denildiği zaman sola dönüyoruz. İniş izni verildiğini bile fark etmeyip inişe geçtiğimizde kuleyi 'Bize iniş izni vermişmiydiniz?' diye soruyoruz. Hava yolları arasında rekabet çok fazla, bu nedenle her gün 10-12 saat çalışıyoruz. Ayrıca sabah akşam olmak üzere çalışma saatlerimiz çok değiştiği için uykumuza almadan, dinlenmeden tekrar göreve gidiyoruz. Bir gün çok büyük kazalar olacağını bile bile göreve gitmek zorunda bırakılıyoruz" ifadelerini kullandılar.

DÜŞMEKTEN SON ANDA KURTARIYORLAR

Politiken gazetesi ve pilotlar sendikası tarafından ortaklaşa yapılan araştırmada 1013 pilota soru formları gönderildiği, 575 pilotun formlardaki soruları yanıtladığı bildirildi.

Formları dolduran pilotlardan biri "Bir gün yorgunluk nedeniyle hem yanlış yükseklikte hem de yanlış hızla uçmuşum haberim yoktu. Sonra uyarıldım ve hatamı düzelttim" derken, bir başka pilot, yanımdaki ikinci pilota yarım saat uyuma izni verdim ama bir de baktım ki üçüncü pilot da uyumuş kalmış. Ben de kendimi zor tuttum. Uyusaydım büyük bir felaket olabilirdi" dedi.

Bir başka pilot da yorgunluktan uçuş güvenlik raporu bile doldurmadığını söyledi. Pilotların yüzde 83'ü çok büyük tehlike yaratacak hatalar yaptıklarını anlatırken, yüzde 50'si uçuş esnasında uyuduğunu, yüzde 43'ü uçağı düşmekten son anda kurtardığını anlattı.

KAZA OLUNCA GEÇ OLUR

Pilotlar Sendikası Başkanı Mogens Holgaard, araştırma neticesinin ürkütücü olduğunu belirterek "Bir gün pilotun biri hata yapıp uçak düşerse geç kalınmış olacak. Bugüne kadar meydana gelen uçak kazalarında pilotların yorgunluğu nedeniyle uçak düştüğünü biliyoruz. Pilotlar yorgunlukları nedeniyle göz kapaklarını bile açmakta güçlük çekiyorlar" dedi.

Uçuş Güvenliği kuruluşundan Kent Hansen ise pilotların anlattıklarına inanmanın güç olduğunu öne sürerek "Bugüne kadar elimizde olan bilgiler bize böyle bir durumun ortada olmadığını gösteriyor. Zaten bir olay olduğunda pilotlardan rapor istiyoruz. 2010 yılında sadece 11 pilot bize bazı durumlar için başvuruda bulundu, bu yıl ise sadece 4 pilot. Ama konuyla ilgili geniş çaplı bir araştırma da biz yapacağız" diye konuştu.

Adı geçen uçak şirketleri pilotlara sık sık rapor hazırlatıldığını ama benzeri şikayetleri raporlarda görmediklerini açıkladılar. İskandinav Hava Yolları SAS'dan Bjørn Granviken, pilotların uyumasıyla ilgili bir önleyici sistem için büyük bütçe ayrıldığını belirerek iddiaların araştırılacağını söyledi.

Gecesi 100 bin Lira'dan satılık ülke


Avusturya ve İsviçre arasında küçük bir ülke olan Liechtenstein yönetimi, ülkeyi satışa çıkardı. İngiliz Daily Mial gazetesinin haberine göre, özellikle zenginler için vergi cenneti olarak tanınan Liechtenstein, turistlere gecesi 100 bin liradan kiralanacak.

Liechtenstein yetkilileri, Alp dağlarında tatil yapmak isteyen zenginler için sıra dışı bir pazarlama yöntemi buldu.

Dağları ve kaleleriyle turistlerin ilgi gösterdiği ülkenin satışa çıkarılması için bir ABD şirketiyle anlaşan yetkililer, her gün için 100 bin lira ödeyen konuklarına birçok olanak sunuyor.

Ülkeyi kiralayan turistlere mecliste ülkenin sembolik bir anahtarı veriliyor.

Ülkeyi satın alanlar için havai fişek gösterileri, dağ gezintileri ve Liechtenstein Prensi'nin özel mahsesninden leziz şaraplarının tattırıldığı özel davetler de düzenlenecek.

30 bin kişilik nüfusun ülkede kalmasına ise izin verilecek.

17 Nisan 2011

Yurtdışından cep telefonu getirenler DİKKAT

















Son aylarda “112 Acil Yardım” hattına gelen binlerce cevapsız aramanın iPhone 4'lerin şifresini kırmak isteyen kaçak cep telefonu kullanıcılarına ait olduğu ortaya çıktı. iPhone 4'lerini daha ucuz olduğu için yurtdışından temin eden kullanıcıların ise IMEI numaraları tespit edilip BTK tarafından telefonları her an kapanabilir.

Son aylarda “112 Acil Yardım” hattına gelen binlerce cevapsız aramanın iPhone 4'lerin şifresini kırmak isteyen kaçak cep telefonu kullanıcılarına ait olduğu ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre, Türkiye genelinde 112 Acil Yardım hatlarına gelen çok sayıda cevapsız arama, yetkililerin dikkatine çekti. Bunun üzerine cep telefonlarından gelen esrarengiz çağrıların sırrını çözmeye çalışan uzmanlar, sıra dışı bir olayla karşılaştı.

Söz konusu cevapsız çağrıların iPhone 4 cep telefonlarının şifresini kırmak için yapıldığını belirleyen uzmanlar, olayla ilgili yetkili makamlara bilgi verdi.
Dünyada 24 Haziran 2010'da satışa çıkan, Türkiye'de geçen yılın Eylül ayında piyasaya çıkan iPhone 4'lerin şifresinin, Çinli “Gevey” adlı bir firmanın geliştirdiği donanımsal SIM çözümü aldatmacası ile çözüldüğü belirtildi.

Söz konusu yöntem sayesinde “acil arama modu” kullanılarak SIM kilidinin kırıldığı ortaya çıkarken, bu yolla ABD'de 911, Türkiye'de ise 112 olan Acil Yardım hatlarının arandığı bilgisine ulaşıldı. SIM kart ile birlikte kart yuvasına yerleştirilen elektronik parça sayesinde, telefon yazılımı her çağrıyı “acil arama” olarak görürken, istenilen numara ile iletişime geçilmesini sağlıyor.

iPhone 4'ün “unlock” (cihazın şebeke kilidini açma) sistemini açan bu yöntem nedeniyle, telefon her kapanıp açıldığında yeniden aktif hale gelmesi için 112 hattının aranması gerekiyor.

“SIM ALDATICI” TÜRKİYE'DE DE SATIŞA SUNULDU

Yurt dışında 50 dolara satılan “Gevey Turbosim” adlı SIM aldatıcıların “yasa dışı” olarak Türkiye'de de satışa sunulduğu belirlendi.

Çoğunluğu kaçak olarak getirilen sistemin başta İstanbul olmak üzere bir çok kentte 90 dolar ile 100 dolar arasında satıldığı bildirildi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yasa dışı bu yöntem karşısında harekete geçerken, 112 hatlarını gereksiz yere meşgul edenlerin cezalandırılacağı bildirildi.
112 hatlarına yapılan tüm çağrılarda telefon numarasının tespit edildiğini ve bu tür gereksiz kullanımlar karşısında suç duyurusunda bulunulduğunu belirten yetkililer, hayati bir öneme sahip çağrı merkezlerinin meşgul edilmemesi uyarısında bulundu.

KAÇAK iPHONE'LARIN KULLANIM RİSKİ

Türkiye'de cep telefonu operatörleri tarafından satışa sunulan iPhone 4'ün kontratsız fiyatı 805 avrodan başlıyor. Kapasitesine göre fiyatı değişen telefonun Avrupa ve ABD'deki satış fiyatı ise neredeyse Türkiye'dekinin yarısı kadar.

Bu nedenle kaçak olarak yurt dışından getirilen telefonların sorunsuz bir şekilde kullanılması için öncelikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna kaydedilmesi gerekiyor. Yurt dışı seyahat eden herkesin 2 yılda bir cep telefonu kaydettirme hakkı var.

Pasaportu olmayanlar ise internetteki çeşitli forum sitelerinden telefon kaydettirme hakkını satışa çıkaranlar ile irtibat kurabiliyor. Yaklaşık 100 ile 150 lira arasında satılan bu haklar karşılığında telefonun kaydı yapılmış oluyor.

Daha sonra telefonun SIM kilidini kırmak için kullanılacak “Gevey Turbosim” almak zorunda kalanlar, bu sistem için de 150 lirayı gözden çıkarmak durumunda.
Ancak büyük risk taşıyan bu yönteme Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun müdahale etmesi durumunda IMEI numarası tespit edilen iPhone 4'lerin “bloke” edilmesi söz konusu.

kaynak: AA