15 Eylül 2010

TARİHİ KÖPRÜ YIKILMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA

Antalya'nın Serik İlçesine bağlı Belkıs beldesinde, Köprüçay Irmağı üzerinde kurulu tarihi Belkıs Köprüsü yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.

Milattan Sonra 4. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen 'Eski Köprü', 'Köprü Pazar', 'Sultan Alaaddin', 'Belkıs' gibi çeşitli isimlerle anılıyor.

Belkıs Belediye Başkanı Remzi Yıldız, tarihi köprüde kalıcı hasar oluştuğunu ifade ederek yetkilileri göreve davet etti. Geçen yıl şiddetli yağış sonucunda meydana gelen sel felaketinde tarihi köprünün ayaklarından birinin oyulduğunA işaret eden Yıldız, şöyle konuştu: "Buradan dev bir parça düşmüştü. Bunun için Anıtlar Yüksek Kurulu tadilat için yaptığı proje bir müteahhit tarafından yarım halde bırakıldığını gördük. Tarihi eski köprü bu haliyle kaderine terk edilmiş durumda bölgemizde yağışların zamanı yaklaşıyor. İlk yağışların ardından köprü altında bir çalışma yapmak imkansız hale gelecek. Yetkilileri buradan uyarıyorum. Tarihi köprü yıkılmak üzere."

Tarihi köprünün durumuyla ilgili başta Antalya Valiliği olmak üzere çeşitli kurumlara yazı yazdığını anlatan Başkan Yıldız, halen bu konuda herhangi bir cevap alamadığını sözlerine ekledi.

Türk tatilcinin gerçek profili

Pazar araştırma şirketi Millward Brown'un Türk toplumunun tatil alışkanlıklarını ve tercihlerini belirlemek amacıyla 510 kişi ile yaptığı anketin sonuçları oldukça çarpıcı bulgular ortaya koydu.

İstanbul, İzmir, Ankara, Samsun, Bursa, Antalya, Erzurum ve Gaziantep'te bilgisayar destekli yüz yüze anket yöntemi ile yapılan ''Türklerin Tatil Alışkanlıkları Araştırması''nın sonucunda tatilin Türk halkının hayatının bir parçası haline geldiği belirlendi.

Araştırmaya göre, yılda en az 1 kez tatil yapanların oranı yüzde 58'e kadar çıkarken, bu oran tatilin Türk halkının bir parçası haline geldiğini ortaya koydu.

Araştırmaya göre katılımcıların birçoğu tatil kavramını yaz tatili olarak gördüklerini belirtirken yine büyük çoğunluk en ideal yaz tatilini ''Plaj, deniz olan herhangi bir yer'' olarak tanımlıyor.

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 58'i yılda bir kez tatile çıktığını belirtirken yüzde 27'lik bir kesim de yıl içerisinde tatile çıkmadıklarını söyledi.

Yılda kaç kez tatile çıktınız sorusundan yola çıkarak belirlenen bu bulgunun yanı sıra şehirler baz alındığında ise Ankaralılar ve İzmirlilerin İstanbullulara kıyasla daha az tatile çıktıkları ortaya çıktı.''Bu yıl tatile 2–3 kez çıktım'' diyenler ise çoğunlukla AB grubu ve İzmir'de yaşayan görüşmeciler oldu.

EN ÇOK YAZ TATİLLERİNİ SEVİYORUZ

Türk halkının en çok hangi zamanlarda tatile çıktığının belirlenmesi amacı ile ''Kaç gün Yaz tatili yapıyorsunuz?'' sorusunun yöneltildiği katılımcıların yıl içinde yaptığı tatil günü sayısı ve yaz tatili günü kıyaslandığında sonuçların paralel olduğu yani yapılan tatillerin çok büyük oranda yaz döneminde olduğu sonucu çıktı.

Araştırmadan çıkan bu sonuca göre katılımcıların hemen hemen hepsi için tatil kavramı yaz tatilinden ibaret. Anket katılımcılarının yüzde 77'si yılda en az bir kez yaz tatili yaptıklarını belirtirken, iki veya üç kez yaz tatili yapanlar ise katılımcıların yüzde 15'ini oluşturdu.

Yılda 2–3 kez tatil yapan kişiler yüksek sosyo ekonomik grubuna mensup kişilerden oluşurken, Ankaralılar diğer illerde yaşayan görüşmecilere kıyasla daha az yaz tatili yaptıklarını belirtti.Bölgeler bazında bakıldığında ise İzmirliler yine diğer illere kıyasla daha çok yaz tatili yapıyorlar.

İDEAL YAZ TATİLİ ''PLAJ, DENİZ OLAN HERHANGİ BİR YER''

Türk halkının ideal yaz tatili anlayışının ne olduğu ve gerçekten bireylerin hayallerinde ki yaz tatilini gerçekleştirip gerçekleştiremediğinin belirlenmesi amacıyla katılımcılara yöneltilen anket soruları sonucunda deniz kenarlarının katılımcılar için en ideal tatil mekanlar olduğu ortaya çıktı.

Buna paralel olarak da ankete katılan görüşmecilerin yüzde 51'i bu yıl ki yaz tatillerini plaj, deniz olan herhangi bir yerde geçirdiğini belirtti.

Yüksek gelir gruplarında katılımcıların yaz tatillerinden beklentileri yurt dışı egzotik yerler olurken, daha düşük sosyo ekonomik gruplarda ise aile/tanıdık ziyaretleri ön plana çıktı.

Tüm bu beklentiler doğrultusunda bakıldığında ise deniz ve plaj olan yerlere gitmeyen katılımcıların yarısının tatilini evde televizyon karşısında diğer yarısı ise tanıdık ziyaretlerinde yaz tatillerini geçirdiği görüldü. Hayalleri süsleyen yurt dışı gezilerini ise çok az kişi gerçekleştirebildi.

Araştırma sonuçlarına göre, deniz ve plaj olan herhangi bir yerde ideal yaz tatillerini yapabileceklerini söyleyen İzmirli katılımcıların çoğunluğu belirttikleri gibi, deniz, plaj olan herhangi bir yeri tercih etti.

Tatil tercihlerini etkileyen unsurlarında incelendiği araştırmaya göre, yüzde 43 oranında kişi tatil tercihi yaparken yapılabilecek aktivitelere önem verirken bunu sırasıyla kalınacak mekanın özellikleri ve gidilecek şehir ya da ülkenin özellikleri takip etti.

ANKARA TATİL BÜTÇESİNİ ARTIRIRKEN İSTANBUL AZALTTI

Katılımcıların tatile ayırdıkları bütçeler incelendiğinde ise katılımcıların büyük bir kısmı yüzde 57'si geçen seneye kıyasla bu sene yaz tatil bütçelerinin değişmediğini belirtti.

Çıkan sonuçlara göre en fazla Ankaralıların geçen seneye göre yaz tatili bütçelerini arttırdığı görülerken, İstanbul'lular ise diğer iller arasında en fazla bütçeyi azaltan grup olarak belirlendi.

Araştırmadan çıkan sonuçlara göre AB grubu katılımcıların diğerlerine göre daha az tatil yaptığı ancak yaptıkları tatil için en yüksek harcamayı gerçekleştirdikleri belirlendi.

En uzun tatilleri ise D grubu görüşmeciler yaparken tatillerini akraba/aile yanı gibi seçeneklerle daha az maliyete gerçekleştiriyor.

Araştırma dahilinde katılımcılara yöneltilen ''Yaz tatilinizi planlıyor musunuz?'' sorusundan çıkan sonuçlara göre ise Türk halkı yaz tatili planlarını yaparken erken rezervasyon yerine, en fazla birkaç hafta öncesinde karar veriyor veya son dakikayı bekliyor.

Erken rezervasyonu ise AB grubu diğer sosyo ekonomik gruplara kıyasla daha çok tercih ediyor. (Sabah.com.tr)

13 Eylül 2010

Türklerin Yunan Adalarına tamamen vizesiz girişi için çalışmalar başladı


Yunan Adaları, Türk turistleri tamamen vizesiz ağırlayabilmek için çalışma yapıyor.

Turizm gelirlerinde Çeşme üzerinden gelen Türk turistlerin önemli yer tuttuğu Sakız Adası yönetimi, yeşil pasaportlara vize uygulamasının kaldırılmasının ardından, bu kez de normal pasaportlu Türk vatandaşlarının, vize almadan birkaç günlüğüne de olsa adaya gelmelerini sağlamayı hedefliyor.

Schengen vize sistemine dahil olması nedeniyle, Yunanistan'ın AB tarafından uygulanan vize politikasından taviz vermesinin güç olduğunu dile getiren Sakız Vali Yardımcısı Litza Lykou, Sakız Valiliği, Turizm Bürosu ve Sakız Ticaret Odasının ortak çalışma yürüterek, AB ve Atina tarafından kabul edilebilecek bir ara formül önerisinde bulunduklarını söyledi.

Yunanistan'ın İzmir Başkonsolosluğunun vize işlemlerini hızla halletmesinin, vize ücretlerinin düşürülmesinin ve son olarak yeşil pasaportlara vize uygulamasının kaldırılmasının, Sakız'a gelen Türk turist sayısını artırdığını, ancak sayının hala istenilen düzeyde olmadığını ifade eden Lykou, şunları ifade etti: ''Önerimizin kabul görmesi, karşılıklı ziyaretleri çok büyük ölçüde artıracak''.

Sakız Adası yetkililerinin Atina'ya sundukları önerinin, Türk vatandaşlarının pasaportlarının adaya girişte teslim alınmasını ve 2 ya da 3 günlük ziyaretin sonunda adadan ayrılırken teslim edilmesini içerdiğini anlatan Lykou, bu şekilde ziyaretçilerin Sakız'dan başka bir ülkeye geçmelerinin söz konusu olmayacağını ve Schengen sistemine aykırı hareket edilmemiş olacağını vurguladı.

Lykou, Türk turistlerin büyük bölümünün, deniz tatili yapmaktan çok, yeni bir yer keşfetmek, alışveriş yapmak amacıyla Sakız'a geldiklerini dile getirerek, bu nedenle adayı görmek isteyenler için 2-3 günün yeterli olabileceğini, Çeşme'ye tatile gelenlerin önemli bölümünün Sakız'ı da görmeden ayrılmayacaklarını belirtti.

Sakız Ticaret Odası Başkanı Andreas Zannikos da, kısa süre önce Atina'da temaslarda bulunduğunu, konunun gündeme geldiğini ve Sakız'dan gelen öneriye sıcak bakıldığını söyledi.

Zannikos, ada ekonomisinin, diğer adalardan farklı olarak turizme dayalı olmadığını, denizcilik ve sakız üretiminin öncelikli olduğuna işaret ederek, turizm gelirlerinin artmasında yapılacak yeni düzenlemenin önemli rol oynayacağını kaydetti.

Binlerce turistin valizi limanda kaldı


Hamburg Havalimanında valizleri taşıma bandı arızalanınca, binlerce valiz el yöntemiyle ayrılmaya ve uçaklara yetiştirilmeye çalışıldı, yine de binlerce yolcunun valizi limanda kaldı.

Bilgisayar kontrollü taşıma bantlarında arıza meydana gelince, Almanya’nın en büyük havalimanlarından biri olan Hamburg havalimanında tam anlamıyla bir kaos yaşandı.

Yolcu valizleri arızadan dolayı otomatik olarak uçaklara yönlendirilemezken, bu işlemi elle yapmak çok uzun gecikmelere ve böylece birçok havalimanındaki binlerce yolcunun etkilenmesine enden olacaktı.

Bu nedenle uçaklara ‘valizsiz’ kalkış izni veren yetkililer, valizleri daha sonra gereken limanlara yönlendireceklerini belirttiler.

Otomatik valiz taşıma ve yönlendirme bantları, 7 saat süren arızadan sonra tekrar çalışmaya başladılar.

Bu süre içinde tam olarak kaç yolcunun valizi limanda kaldığına dair bir bilgi verilmedi.

8 Eylül 2010

Okyanusun ortasında dehşet anları

Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Pasifik okyanusunda dalgalardan etkilenen dev yolcu gemisinin içinden kaydedilen görüntüler dalgaların gücünü gözler önüne seriyor. Görüntülerde lüks geminin barında oturan ve gemi içinde gezinmekte olan insanların geminin sallanması ile birlikte eşyalarla savruldukları görülüyor. Avustralya ile Yeni Zelanda arasında çalışan turistik gezi gemisi "Pacific Sun"ın (Pasifik Güneşi) okyanus üzerinde seyrederken dalgaların etkisi ile sallanması ile gemi içinde yaşanan hareketlilik dev geminin güvenlik kameralarınca kaydedildi. Görüntülerde geminin sallanması ile birlikte barda oturmakta olanlar ile yürümekte olan insanların eşyalarla beraber sağa sola savrulduğu görülüyor. Depremi andıran görüntülerde bazı insanlar ise savrulmamak için gemi direklerine savrulurken bazıları tutunmakta bile güçlük çekerek eşyalarla savruluyor. Geminin malzeme bölümünde ise makineler ve eşyalar yine sağa sola savrulurken görülüyor.(Haber: Galip ERAYDIN / DHA)

7 Eylül 2010

120 otel Tripadvisor’a karşı toplu dava açıyor


Expedia grubuna bağlı Tripadvisor otel ve tatil değerlendirme sitesi Tripadvisor, köşeye sıkıştı.
Aynı zamanda tatilciler için bir sosyal ağ olan Tripadvisor sayfalarında, tatilciler, yüz binlerce tatil fotoğraflarının yanı sıra 2 milyona yakın otel değerlendirmeleri yaptılar.

Tatilcilerin söz konusu otellerde tatil yaparak yaşadıkları olumlu-olumsuz tecrübelerini yazdıkları sayfalar, özellikle küçük ve orta boy otel işletmelerinin canını fena halde yaktıkları oldu.

Uzun süredir otelciler tarafından iddia edilen bir şüphe ise, birçok tatilci yorumunun ‘yalan, yanlış, taraflı ve kasıtlı’ olduğudur. Otelcilerin iddialarına göre, söz konusu otelde hiç kalmamış kişiler bile, orada kalmış gibi çok olumsuz eleştiriler ve yorumlar yazdıkları yönünde idi.

Kimi otelcilerin, rakip otelleri karalamak amacıyla bu tür kasıtlı olarak kötüleyen yüzlerce, binlerce yorum yazdıkları ve yazdırdıkları iddialarını yalanlayan Tripadvisor site yöneticileri, yapılan okuyucu yorumlarının hemen hepsinin kontrol edildiğini iddia etti.

Otelcilerin diğer bir talebi olan; otelle ilgili eleştirilen bir konunun, otelci tarafından düzeltildikten sonra, sayfalardan kaldırılmasına da sıcak bakmayan Tripadvisor, otelcileri hepten karşısına almıştı.

Tripadvisor sayfalarındaki eleştirilerin gerçekliği hakkında bir araştırma yapan İngiltere merkezli KwikChex.com sitesi, korkunç bulgularla karşılaştı. Şirketlere imaj danışmanlığı yapan KwikChex, otelcilik sektöründen gelen kimi müşterilerinin talebi üzerine, Tripadvisor sayfalarını daha yakından inceledi.

Şirket, araştırma sonuçlarını hem müşterileriyle, hem de kamuoyuyla paylaştı ve çok sayıda yalan, yanlış, kasıtlı ve karalama amacı taşıyan’ yorumlar tespit etti. Rastgele seçilen yorumlar arasındaki ‘sahte yorum’ oranının korkunç derecede yüksek olduğunu iddia eden şirket, otelcileri dava açmaya çağırdı.

Bu çağrı çok çabuk yayıldı ve kısa süre içinde ABD ve İngiltere’den 120 otelci toplu dava açmaya hazırlandı. Tripadvisor’daki sayfaların, işletmelere telafisi güç zararlar verdiğini, işletmelerinin karalandığını, kimi işletmelerin bu sayfalardaki karalamalar sonucunda iflas ettiğini belirten otelciler, Tripadvisor gibi sitelerin, yapılan yorumların hepsini kontrol etme imkanlarının olmadığını belirttiler.

Otelciler, Tripadvisor gibi sitelerin, işletmelere veya bütün bir sektöre büyük zarar verme potansiyelini göz önünde bulundurarak, bu konseptin yasaklanmasını istiyorlar. Buna alternatif olarak, bu tür sitelerin okuyucu otel yorumlarının, müşterinin gerçekten otelde kaldığı bilgisini otelci tarafından teyit edildikten sonra yayınlanabilmesini talep ediyorlar.

Tripadvisor şitesi, şimdilik bu toplu dava konusunda sessizliğini koruyor.