5 Eylül 2009

Air India uçağının motoru yandı

Kalkıştan az önce motoru yanmaya başlayan Boeing 747-400 tipli uçakta bulunan 229 kişi zarar görmeden tahliye edilebildi.

Air India havayollarına ait Boeing 747-400 tipi uçak, Mumbay´dan Riad´a gitmek üzere kalkışa hazırlanırken, birdenbire motorların birinin yandığı fark edildi. Anında tahliye edilen 213 yolcu ve 16 mürettebat, hava yastıklarının sayesinde hemen tahliye edilip hayati tehlikeyi ucuzdan atlatabildi.

Yolcular tahliye edildikten sonra yetkililer motordaki yangını da kısa sürede söndürmeyi basardılar.

Alman „Der Spiegel“ dergisinin haberine göre Hindistan´daki Mumbay şehrinden Suudi Arabistan´daki Riad kentine uçacak yolcular, bir kaç saat sonra başka uçaklarla yollarına devam edebildi. Motorun neden yanmaya başlamanın nedeni henüz bilinmemektedir.

Rusya´nın en büyük havalimanında işler durdu


Moskova ve Rusya´nın en büyük havalimanı olan Şeremetyevo 2 „ciddi bir sorundan dolayı“ şimdilik çalışamaz hale geldi.

Alman „Die Welt“ gazetesinin güncel haberine göre „ciddi sorundan“ dolayı tüm işlerin durduğu Şeremetyevo havalimanında bütün tarifeli uçuşların kalkışları da durduruldu.

Interfax adlı ajansın haberine göre Şeremetyevo 2´de bu sabah bagaj bantlarında ve gümrük kapılarında personel eksikliğinden dolayı sıkça arbede yaşandı.

Şeremetyevo 2 havalimanı Rusya´daki sivil havacılık sektöründeki en önemli havalimanı sayılmaktadır.

Ryanair ikinci bagaja 70 eur isteyecek


“Low cost airlines” mi, “high cost airlines” mi, belli değil artık. Ryanair Ekim ayından itibaren bagaj harçlarını ciddi şekilde arttıracak.

Ekim ayından itibaren Ryanair ile bagajla uçmak el yakacak: Bagajını havalimanında check-in yapmak isteyenler, her uçuş için 30 Euro özel harç ödemek zorunda kalacak.

Fakat sözde ucuzcu havayolu şirketinin fahiş fiyatları bununla bitmiyor. Ryanair, Ekim ayından itibaren yolcularına ilk defa ikinci bir bavul alma hakkını tanıyacak, fakat ikinci bavul için alınan fiyat, inanılır gibi değil: 70 Euro (havalimanında check-in yapılırsa).

Alman Stern adlı dergisinin haberine göre Ryanair bu uygulamalar ile yolcularını yanlarına bagaj almaktan vazgeçirmeyi planlıyor. El bagajı ise makbul sayılıp hala bedava alınabilir. Bagaj alımını online yapanlar için küçük bir müjde var: Bu durumda bavul başına sadece 15 Euro alınacaktır – Ekim ayından önce bavul başına 10 Euro alınıyordu.

1 Eylül 2009

'hotel de ville' rezervasyonlara kapalı

Fransızca’yı çok iyi bilmeyen İngiliz turist, Fransa’nın doğusundaki Dannemarie’de, belediye binası anlamına gelen ‘hotel de ville’i otel sanınca, geceyi burada mahsur geçirdi. 30’lu yaşlardaki tek başına seyahat eden kadın turist cuma akşamı otel sanarak girdiği belediye binasının tuvaletindeyken, içeridekiler kapıları kilitleyerek çıktı. Şanssız turist binada kilitli kaldığını anlayınca, dikkati çekmek için ışıkları açıp kapadı, ancak başarılı olamadı. Bunun üzerine bir kâğıda bozuk bir Fransızcayla “22.08.2009. Tuvalette kilitli kaldım. Acaba kapıyı açabilir misiniz?” yazarak, binanın kapısına yapıştırdı, ancak yine sesini duyuramayınca girişteki koltukta uyudu. Turist sabah bulundu. (aa)

31 Ağustos 2009

İtalya turistik bir değerini kirlilikten kaybetti

İtalya’nın filmlere, romanlara ve şarkılara konu olmuş turistik Kapri Adası'nda bulunan ünlü ‘Mavi Mağara’, gelen pis kokulardan dolayı turistlere kapatıldı.

İtalya’nın Napoli kenti açıklarında bulunan Kapri Adasının ünlü ‘Mavi Mağara’sı, her yıl on binlerce turisti çekmekle ünlü.

Yarısı su altında kalan mağaranın iç görüntüsü ve büyüleyici mavi rengi, sayısız filmlere doğal bir sahne olarak da hizmet verdi.

Birkaç haftadır suyun yüzeyinde gözlemlenen beyaz köpük tabakası, olacakların bir işaretiydi adeta. Turistleri de şaşırta beyaz köpük tabakasına karşı harekete geçmeyen yetkililer, bunu doğal sebeplere bağlamaya çalıştı.

Ama acı gerçek son bir haftada ‘su yüzüne’ çıktı: Adadaki tek yerleşim merkezinin atık suları mağara içine sızmış ve inanılmaz bir kokuya sebep vermeye başlamış.

Kısa süre içinde dayanılmaz bir hal alan pis kokular, turistlerin mağaraya girmelerine engel olmaya başladı.

Turistlerin de sağlığını düşünen yerel yetkililer, kokunun insan sağlığına zararlı olabileceğinden, dünyaca ünlü mağarayı ziyarete kapattılar.

Napoli Sağlık Müdürlüğü yetkilisi Alessandro Esposito, kirliliğin sebebini araştıracaklarını, engel olabilirlerse, mağarayı tekrar ziyarete açacaklarını açıkladı.

Bu ara, Kapri polisine gelen bir ihbara istinaden, Adada yaşayan iki şüpheli kişinin olayla ilgili sorgulandığını açıkladı.

Fethiye' de bulunan kendi "Mavi Mağara" mızın değerini bilelim.

Dünyanın En Kötü 10 Plajı

Dünya genelinde yayın yapan tatil değerlendirme sitesi www.zoover.com (Türkiye de www.zoover.com.tr), kayda geçen on binlerce değerlendirmeye göre, en çok şikayet almış plajların bir listesini açıkladı.

Avrupalı tatilciler ‘En Kötü 10 Plajı’ seçti. Maalesef Türkiye’den de tanıdık bir plaj bu listede.

Türkiye’den de bir plajımız bu listeye girdi. Antalya’nın Beldibi sahilindeki ‘Beldibi Plajı’, listede 9’uncu sırayı aldı. Unutulmamalı ki, en kötü plaj hakkında bile kötü yorum kadar, olumlu yorum da yapılıyor. Ama sayıca en çok kötü yorum alanlar bu listede sıralanmıştır.

Listede, en çok şikayet edilen konulara birer örnek verildi. İşte 10 binlerce yorumun değerlendirilmesiyle ortaya çıkan Avrupalı tatilcilerin şikayet yoğunluğuna göre, ‘En kötü 10 Plaj’:

1. El Quseir (Mısır)

Mısır’ın doğu sahilinde bulunan ve aynı ismi taşıyan bir beldenin önündeki bu plaj, ‘En kötüsü’ seçildi: “Tatil beldesinden bir saat otobüsle gidiyorsunuz, sonra da plajdaki seyyar satıcılar arkanızdan küfrediyor”

2. Playa Paraiso (İspanya – Teneriffa, Batı sahili)

Genel olarak bakımsızlığı şikayet edilirken, etrafta görünecek ve gezilecek hiçbir şeyin olmaması ve sahilin arka taraflarında çok sayıdaki yeni inşaatların verdiği rahatsızlıklar sıkça dile getiriliyor.

3. Costa del Silencio (İspanya - Teneriffa, Güney sahili)

“Bir daha asla gitmem” diyenler çoğunlukta: “Herşey gri, kalabalık ve üstümüzden geçen uçaklardan başka bir olay yok”

4. San Augustin (İspanya – Kanarya Adaları – Gran kanarya, Güney sahili)

“Belde güzel, bir de plajı olsa” diyenler, sahildeki kumun siyah bir granülden oluştuğunu iddia ediyorlar: “deniz değil, sanki çamur banyosundan çıkıyorsunuz, üstelik duşlar ya yok, ya da kötü”

5. Qawra (Malta, Kuzey sahili)

Herkes aynı ağızdan konuşuyor sanki: “Berbat. Beton yığınlarından ve güneşte yanan insanlardan sahil görünmüyor bile”

6. Sliema (Malta, Doğu sahili)

Oraya gidenlerin çoğu, şunu söylüyor kısaca: “Çirkin bir yerleşimde, çirkin bir plaj. Gri renkli ve çoğu boş binalar, can sıkıntısına sebep veren ortam. Kataloglarda şehir de plaj da çok cazip görünüyor. Ama gerçekte öyle değil. Etraf çirkin ve zevksiz.”

7. Psalidi (Yunanistan, Kos Adası, Doğu sahili)

“Kos şehir merkeziyle plaj arasında hiçbir şey yok. Sadece kuraklık ve can sıkıntısı” diyenler bir de uyarıyorlar: “Bir şeyler görmek için Kos limanına gitmeyin: herşey çok pahalı”

8. Anissaras (Yunanistan – Girit Adası)

Şikayetler şu konuda birleşiyor: “Canınız sıkılmadan tatil yapmanız mümkün değil. Herhangi bir aktivite yok. En yakın sahile bile araç tutmanız gerekir. Şehirde her yer inşaat. Sahilde de bir büfe bile yok.”

9. Beldibi Plajı (Türkiye – Beldibi)

“Sahile yakın caddede çok fazla çöp” var diyenler sayısı ve “Sahilde başıboş gezen kedi ve köpekler çok rahatsız ediyor” diyenlerin sayısı aynı. “Bu sebeplerden tatil için bu plajı tavsiye etmem” diyenler çoğunlukta.

10. Borj Cedria (Tunus – Doğu sahili)

“Borj Cedria yalnızlığa terk edilmiş” diyenler, aynı zamanda “Plaj maalesef çok kirli” diye ekliyorlar.